MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 19 Mayıs'ı buruk bir sevinçle kutladıklarını ifade ederek, bu burukluğun nedeninin, siyasi iradenin yabancıların müdahale ve dayatmalarına fırsat vermesi ve buna zemin hazırlaması olduğunu söyledi.
19 Mayıs Atatürk'ü anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Devlet Bahçeli, Mustafa Kemal Atatürk ve ülkü arkadaşlarının, tam bağımsız bir devlet için yola çıkışlarının 89. yıldönümünü haklı gurur, ancak buruk bir sevinçle karşıladıklarını ifade etti. Bu burukluğun en temel sebebinin, sorumluluk mevkiinde bulunan siyasi iradenin, yabancı güçlerin olağan ve sıradan bir hale gelen müdahale ve dayatmalarına telafisi zor fırsat vermesi ve buna durmadan zemin hazırlaması olduğunu dile getiren Bahçeli, "Asırlardır hür ve bağımsız yaşayan necip milletimiz; 16 Mayıs 1919 tarihinde İstanbul'dan hareket eden Bandırma Vapuru'nun taşıdığı milliyetçi kahramanların yol ve yöntemlerinin rehberliğinde, geleceğine vurulmaya çalışılan boyunduruk prangasını parçalayarak tarihin karanlığına fırlatmıştır. 19 Mayıs 1919'da Samsun'da yanan bağımsızlık meşalesi; Amasya'da anlamlandırılmış, Erzurum'da vatan sathına yayılmış, Sivas'tan ise hiç sönmemek üzere Türk'ün son başkentine ulaşmıştır" dedi.
19 Mayıs'ın teslimiyetin reddi, milliyetçiliğin kabulü ve Türkiye Cumhuriyeti'nin müjdesi olduğunu vurgulayan Devlet Bahçeli, mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Türk vatanına gönülden bağlı olanların, hatırlamak dahi istemediği, ancak gerekli sonuçları da çıkardığı Sevr Antlaşmasıyla birlikte; şehit kanlarıyla sulanmış toprağımız yabancı postallara, şehirlerimiz enkaza, geleceğimiz mandacılara, sınırlarımız açgözlülere, hayallerimiz çıkarcılara, kaynaklarımız fırsatçılara teslim edilmişti.
Bu zelil muameleyi kabul etmeyen aziz milletimiz; büyük Atatürk önderliğinde tam bağımsız Türkiye idealine ulaşmak için Samsun'da başlayan ve her millete örnek olabilecek onurlu bir milli kurtuluş mücadelesiyle, tarihin planlanan akışını tam anlamıyla bozmuştu. İşgal ve istilaya 89 yıl önce kararlı bir şekilde diklenen ve cesur bir biçimde direnen aziz millet varlığı; ne üzücüdür ki bugün içinde bulunduğu teslimiyet girdabında ve meşum olayların pençesinde uzun zamandır kıvranmaktadır.
Meseleler ne kadar büyük olursa olsun, umutsuzluk ne denli yaygın olursa olsun, bilinmelidir ki, Türk milliyetçileri tarihi tekrar edebilecek sabır, azim ve cesarete ziyadesiyle sahiptir. Ayrıca, Gençlik ve Spor Bayramı olarak da kutlanan bu tarihi günde, geleceğimizin güvencesi sevgili gençlerin, her anlamda ve düzeyde kendilerini çağın gerekleri doğrultusunda yetiştireceklerine inancım tamdır. Milletimizin karşı karşıya olduğu tehditler ve çevreleyen tehlikeler;
gençlerimizin milli nitelikli tepkileri sonucunda tıpkı 89 yıl önce olduğu gibi sonuçsuz kalacağını hıyanet emelleri taşıyanlar çok iyi bilmelidir."