Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci
Ali Babacan, AKP'nin kapatılması halinde bunun Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi adaylığına ilişkin oylamayı etkilemesinden kaygı duyduklarını belirtti ve "Önemli bir Expo oylaması oldu ve bu Expo oylaması sırasında maalesef rakiplerimizin bunu bir unsur olarak kullandıklarını gördük" dedi.
Ali Babacan, NTV kanalı ile yaptığı söyleşide güncel dış politika konularını değerlendirirken, AKP'nin kapatılması halinde bunun Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi adaylığını olumsuz etkilemesi olasılığına ilişkin bir soru üzerine, oylamanın Eylül yada Ekim yapılacağını anımsatarak "Bu bizim kaygı duyduğumuz bir konu" dedi.
Halen Ankara'da tüm dünyadan Türk Büyükelçileriyle dört günlük "Büyükelçiler Konferansı"nın yapıldığını anımsatarak, toplantılarda olası bir kapatmanın etkilerinin değerlendirildiğini ortaya koyan Babacan, Türkiye'nin başarısızlıkla sonuçlanan Expo adaylığını anımsatarak şöyle konuştu:
"Önemli bir Expo oylaması oldu ve bu Expo oylaması sırasında maalesef rakiplerimizin bunu bir unsur olarak kullandıklarını gördük, dava tam açıldığı dönemdeydi. Maalesef dışarıda olumsuz yankılanması olan herhangi bir gelişmenin oylamalarda bir miktar etkisi bulunuyor."
Babacan, BMGK adaylığı için şu anda "ciddi destek" olduğunu ancak oylamada başarılı olunması açısından Türkiye'de iç istikrarının korunmasının taşıdığı öneme vurgu yaptı.
"BEN SÖZLEDİKLERİMİN ARKASINDAYIM"
Babacan, yurt dışında iken Türkiye'deki Müslüman çoğunluğunun özgürlüklerine ilişkin sözlerine ile sosyalist enternasyonale dönük kimi girişimlere verilen tepkilerin anımsatılması üzerine de, sosyalist enternasyonal ile ilgili olarak, "Bu bizim gidip yurt dışında anlattığımız bir konu değil. Yurt dışından geliyorlar bize anlatıyorlar. Ya da Türkiye'yi ziyaret ediyorlar. Bazen CHP'ye hiç uğramadan gidiyorlar. Bu tabii Türkiye'deki sosyal demokrasi adına üzücüdür. Bu gerçeği göz ardı edemeyiz" dedi.
Türkiye'deki Müslüman çoğunluğunun dini özgürlüklerinin Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu'nda çok tartışıldığını belirterek, orada bir soru üzerine bir Macar milletvekilinin yaptığı yoruma katıldığını söyledi. "Bu tespit doğru bir tespit demişim" diye Babacan, "Ben söylediklerimin arkasındayım" ifadesini kullandı. Babacan, kendisini eleştirenlerin Türkiye'deki gerçeklerini daha iyi tanıması gerektiğini belirterek, Türkiye'de özgürlüklere ilişkin henüz çözülmeyen zorlukların olduğunu söyledi. Babacan, "Bunlar yoktur demek sorunları ortadan kaldırmamaktadır" dedi
-OBAMA'YA "SOYKIRIM" UYARISI
ABD Başkanlık adaylarından Barak Obama'nın "soykırımı tanıyacağız" açıklamasına ilişkin olarak da böyle bir karar verilmesi halinde bunun "Türk-Amerikan ilişkilere çok ciddi zarar vereceği"ni vurguladı.
"Bunun hesabı, kitabının çok iyi yapılması gerekir" uyarısını da yapan Babacan, bu yöndeki bir kararın "siyasi tercih" olacağına dikkat çekti. Buna karşın Babacan, başkan adaylarının başkan olduktan sonra yaklaşımlarının değiştiğine de işaret etti.
Babacan, "Ermenistan bizim komşumuz. İlişkilerimizin tamamen normalleşmesini, ciddi bir dış politika hedefi olarak görüyoruz" dedi. Babacan, Cumhurbaşkanı ABDullah Gül'e yapılan "maç daveti"nin değerlendirildiğini ancak bu konudaki kararın maça kadar gelişmelere bağlı olduğunu da ortaya koydu.
İran nükleer programının sorununun "diyalogla" çözülmesi gereğine vurgu yapan Babacan, gelen talepler üzerine Türkiye'nin sorunun taraflarıyla temaslar yaptığını da açıkladı.
KÜRT YÖNETİMİYLE TEMASLAR
Son dönemde Kuzey Irak'taki Kürt Yönetimi'nde bazı olumlu değişiklikleri, bazı önlemlerin alındığını gördüklerini anlatan Babacan, "Ancak yeterli değil, daha somut tedbirler almaları gerekiyor" dedi.
Kürt yönetimiyle büyükelçi ve elçi düzeyinde diyalogun olduğuna dikkat çekerken de "Bu bunlar için önemli bir fırsat kapısı. İyi değerlendirmeleri gerekiyor" şeklinde konuştu.
Ali Babacan, PKK'nın Türk-Irak ilişkileri gündeminden çıkması gerektiğini de söyledi. Fransa ve Almanya'yı örnek gösteren Babacan, örgütün artık Avrupa'da "çok ciddi engeller" ile karşı karşıya kaldığını da söyledi.(ANKA)
(CN/ZG)