Ayşe Böhürler'den Levent Gültekin'e Açık Cevap

10 Aralık 2010 16:59

CİNE5 Medya Grubundan Gönderilen Levent Gültekin Gazeteciler.com İnternet Sitesinde Müstear İsimle Ayşe Böhürler Hakkında İddalar Ortaya Attı.

Ayşe Böhürler'den Levent Gültekin'e Açık Cevap

İşte Ayşe Böhürler`in açıklaması:

Gazeteciler.com sitesinde Cenk Açık müstear ismiyle yazan, "Levent Gültekin"'in kişiliğime ve mesleki saygıma olan seviyesiz eleştirilerine cevap verme zorunluluğu hissettim.


20 yılı aşkın meslek hayatımda, yüzlerce meslektaşımla teşrik-i mesaim oldu. Mesleğin onuruna sahip çıkan onlarca yetenekli ve düzeyli meslektaşımız yanında, asgari ahlak ve meslek ilkelerine bile yaklaşamayan, sürekli başkalarına iftira atmayı ve dedikodu yapmayı marifet zanneden "kifayetsiz muhterisler" ile de maalesef muhatap oldum.


Haketmediği işlere talip olan ve şaşırtıcı şekilde bir yerlere gelebilen bu "olumsuz" tipler, gerçek kişilikleri ortaya çıkınca, asansörle çıktıkları yüce makamlardan, pencereden atılarak ayrılmak zorunda kalıyorlar. Kralın çıplak olduğunun ayan beyan ortaya çıkması ile kendilerine sığınacak bir yer bulamayanlar, namuslarıyla iş yapmaya çalışanlara, müstear maskelerle "Açık"ça çamur atmaya çalışıyorlar.


Gazetciler.com'da yazan Cenk Açık imzalı (Levent Gültekin) de bunlardan birisi. Kendisini çok uzun süredir tanırım. Şantajı mesleğinin temel kuralı haline getirdiğinde yaşı daha çok gençti. Arşivlerde ve kişisel hafızamda buna ilişkin bir hayli kayıt var. En son görevden alınmasına sebep olan yolsuzluk iddialarını ise Cenksel bulduğum için yazmıyorum.


Kod adı "Açık" olmakla birlikte, yüzündeki maskeyle sağa sola çamur atan "Cenk Açık" Beyefendi son olarak "Hem gazeteci hem siyasetçi hem de tüccar" başlıklı yazısı ile şahsımı ve mesleki onurumu zedelemeye yönelik ithamlarına cevap verme niyetini taşıyan aşağıdaki açılamalarıma yer vermenizi rica ediyorum.


Bir soru önergesine verilen cevaba dayandığını iddia ederek, "Arınç`ın açıkladığına göre Böhürler yaptığı işler karşılığında TRT`den 500 bin TL almış" diyor. Ve ahlak dersinden başlayarak saydırıyor.

1995 yılından beri yapımcılık yapıyorum. Kendisi ile tanıştığımda da yapımcıydım ve medya yöneticisiydim. Bu süre zarfında birlikte çalıştığım hiç bir kurum tarafından hiç bir şekilde para ve haksız kazanç üzerinden bir suçlama ile karşılaşmadım.

2007 yılında kendi şirketimi kurdum ve bu tarihten beri bağımsız yapımcı olarak çalışıyorum. Son 4 yılda bir çok yayın kuruluşuna onlarca proje sundum. TRT de dahil olmak üzere, sadece sınırlı bir kaç TV projemiz kabul edilirken, bir çok projemiz kabul görmedi. Kabul edilen projeler ise son derece özgün ve kalitesi ile fark edilen ve çok küçük bütçeli işler oldu. Hakkımızda bir sürü yaygara koparılan, en son Cenk Açık'ın diline doladığı işte ise şirketimize ödenen para bölüm başı 4.000 lira olup toplamda 70 bin lirayı bile bulmamaktadır.

17 bölümlük uluslararası bir belgesel ile ilgili belgelerin hepsi faturalı olup kamuoyunun ve denetçilerin denetimine açıktır. Yaptığım her iş resmi, evraklı ve belgelidir. Gizli saklı kamuoyundan gizlenen hiç bir işim yoktur. Bu kadar insanın emeğinin ve alınterinin olduğu bu işi, "havadan gelen bir para" gibi değerlendirmek, yapılan işi "dandik" diyerek damgalamak hangi meslek anlayışına sığar.

TRT gibi köklü bir kurumda işlerin kalitesini ve özgünlüğünü değerlendirecek, en az "Cenk Bey" kadar kaliteli insanlar vardır heralde.
Cenk Bey, yaptığım işlerin parti yöneticisi olmam sebebi ile gayri ahlaki işler olduğunu söylüyor. Ben bu işe siyaset ile birlikte başlamadım. İnsanın mesleğini yapmasında, alın teri ve namusu ile çalışmasında gayri ahlaki ne olabilir.

Siyasete girdim diye mesleğimi mi bırakmam gerekiyordu. (Veya Cenk Bey'in bir iş önerisi var mı? Özelleştirme ihalelerine mi gireyim. Veya inşaat işleri mi yapayım?) Mesleğimin gereklerini yerine getirmek dışında kimseden iş talep etmedim. Hiç bir ihaleye girmedim. Aksini iddia edenleri de ispata davet ediyorum.


Ayrıca bu dönemde Cenk Bey'in kendisi de bir şekilde devlet ile ilişkisi olan bir medya grubunun başında bulundu. Yapımcı olarak kendisine herhangi bir proje sundum mu? Bu projenin kabul edilmesi için başkı yaptım mı? Duyumlarla ve dedikodularla başkalarını karalamak yerine, kendi iş tutuş tarzını sorgulaması gerekmez mi?


Cenk Bey, "Nedir bu çaba? Ne olacak, neye yetişmeye, neyi yakalamaya çalışıyorsunuz?" diye soruyor. Bu sorunun cevabı çok basit. İnsanın yaşamak için asgari de olsa bir paraya ihtiyacı var. Ben de mesleğimi yaparak hayatımı kazanmaya çalışıyorum. Serbest olarak yaptığım mesleğim ve ürettiğim işlerin dışında hiç bir devlet kurum veya özel kuruluştan sağladığım bir gelir/maaş yok. Siyaseti bir gelir değil, hizmet aracı olarak görüyorum.


Ayrıca Cenk Bey, "Ak parti yalakaları" diye kendi yakın arkadaşlarını kast ediyor olmalı. Benim yalakalar ile işim yok. Yalaka arkadaşlarım da. Benim her işim şeffaf ve belgeli. Cenk Bey'i Erdem'li olmaya ve belgeler ile konuşmaya davet ediyorum.


Sonuç olarak ne partimi ne de onun mensuplarını töhmet altında bırakacak tek bir işim olmamıştır. Geldiğim her mevkiye bileğimin hakkı ile geldim. Ne arkadaş takdiri, ne de başörtülü kontenjanı ile bir mevkide bulunmadım. Bu konuda benim vicdanım da işlerim de açık ve müsterihtir. Asıl hakkımda konuşan dedikoducu güruh "başkalarını kendileri gibi görüyor" ne yazıkki. Geçenlerde bir arkadaşım 2002 model eski model arabamı görünce şaşkınlığını dile getirmişti. "ya senin jipin olduğu söyleniyor" demişti. Yıllardır kirada otururum.

Buna rağmen bir diğer arkadaşım ise oturduğum siteden üç ev aldığımın konuşulduğunu söylüyor. Cenk Bey'e selamlarımı iletiyor, kendisi gibi düşünüp duygularını ifade edemeyenlere ve bizzat kendisine iftiralarına ve kötü niyetlerine cevap verme imkanı sunduğu için teşekkür ediyorum.

Dünyalık olarak kendisine söyleyebileceklerim bunlardan ibarettir. Allah katındaki cezasına ise fazlasıyla müstehak olmasını niyaz ediyorum.

Ayşe BÖHÜRLER
Ajans.Y Medya Tanıtım Org.Tic.Ltd.Şti.