Avusturya, yürümeyen koalisyon hükümetinin dağılmasından sonra kurulacak yeni hükümet için gereken
Seçim havasına yavaş yavaş giriyor.
Koalisyon ortaklarından Avusturya Sosyal Demokrat Partisi (SPÖ) ile Avusturya Halk Partisi (ÖVP) arasında yaşanan anlaşmazlıkların çekilmez hale gelmesiyle birlikte son bulan ortak yönetimin yerini alacak yeni hükümet için yarış başladı. Partiler, 28 Eylül tarihinde gerçekleşecek Parlamento seçimi için şehir sokaklarını şimdiden afişleriyle donatıyor.
"Bu Kadar Tartışma Yeter" sloganıyla seçmen karşısına çıkan SPÖ, Ulaştırma Bakanı Werner Faymann'ı başbakan adayı olarak gösteriyor. Linz Parti Meclisi'nde SPÖ başkanlığına da yüzde 98,4 oyla aday seçilen Faymann, bu sonucun SPÖ'nün sosyal adalet için, Avusturya'nın geleceği için vazgeçilmez bir parti olduğunu gösterdiğini ifade etti. Partinin oy kaybının müsebbibi olarak gösterilen Başbakan Alfred Gusenbauer ise adaylığını koymuyor. 2006 yılında ülkenin en çok oya sahip partisi olma ünvanını kazanan SPÖ, Gallup Enstitüsü'nün haziran ortasında yaptırdığı araştırmaya göre ÖVP'yi yüzde dört oranında geriden izliyor. Halkın yüzde 62'si ise artık büyük koalisyona karşı.
Afişlerinde "Yeter Artık" üst sloganını kullanarak Avusturya halkının nabzını tutmaya çalışan ÖVP ise, parti başkanı ve başbakan yardımcısı Wilhelm Molterer başbakan adayı olarak gösteriyor. Afişlerinde bakım ve aile konusuna ağırlık verdiği gözlenen ÖVP, entegrasyon konusunda göçmen kesimin de nabzını tutmak yerine önyargılı bir söylem gerçekleştirmiş. ÖVP'nin "Yeter artık! Bizde yaşayan dilimizi öğrenmek zorunda. Almanca kursu olmadan göç yok. Yükümlülüğü olmayana hak yok" taşıyan ifadeleri ile yabancı karşıtı FPÖ ve BZÖ'yü aratmayacak şekilde seçmenine hitap ediyor.
SPÖ ve ÖVP afişlerinde olduğu gibi Seçim zamanına kadar sürecek hükümetlerindeki eylemleriyle de birinciliğe yatırım yapıyor. Gıda maddelerinde pahalanmaya karşı mücadele, aile yardımının iki katına çıkarılması gibi konular seçmene birinci planda hitap ettiği için bu alanlardaki vaatler gündemi daha çok belirliyor.
SPÖ İLE ÖVP PAHALILIĞA KARŞI VE AİLE YARDIMINA İÇİN EL ELE
Bununla birlikte koalisyon partileri arasındaki uyumsuzluk yine öne çıkıyor. Her iki parti de altı yaşından itibaren bütün çocuklar için verilen aile yardımının sonbaharda iki katına çıkarılmasından yana. Bununla birlikte SPÖ oylamanın seçimden önce netleşmesini isterken, ÖVP somut tarih verme konusunda suskun kalmakta ısrarlı görünüyor. SPÖ ise işin peşini bırakmak niyetinde değil. Zira 1 Kasım tarihinden itibaren 1,36 milyon çocuğu ilgilendiren bu kanunun çıkması bu partinin söylemlerinin gereğini yaptığını gösterecek.
Gıda maddeleri için öngörülen katma değer vergisinin yarıya indirilmesi de SPÖ için önemli konular arasında yer alıyor. Yıllık 100 ila 200 Euro arasında tasarruf edilebileceğinden yola çıkan SPÖ, süpermarketlerin gıda ve alkolsüz içeceklere somut olarak yüzde beş oranında daha az katma değer vergisi isteyebileceğini dile getiriyor. Bu konuda da her iki parti istekli olmasına karşın anlaşma görüşmeleri yavaş adımlarla ilerliyor.
ÖVP'nin en önem verdiği konulardan biri ise yardıma muhtaç kesime yapılacak yardımlar. Bakım konusunun artık bir mega problem haline geldiğinden yola çıkan parti, özellikle yaşlıları ve engellileri ilgilendiren bu konuda ilerleme sağladı ve bakanlar kurulu tarafından 1 Kasım tarihinden itibaren yürürlüğe girecek kanun kararlaştırıldı. Yardım dernekleri tarafından memnuniyetle karşılanan karara göre bakıcıların ücretlendirilmesinde önemli adımlar atıldı. Yine 2009 yılında yürürlüğe girecek bir kanuna göre bakım paralarına yüzde dört ila altı oranında zam geliyor.
FPÖ EŞİTTİR STRACHE
Göçmen ve İslam karşıtı Avusturya Özgürlükçü Partisi (FPÖ) afişlerinde ise bu defa da Heinz-Christian Strache'nin şahsının öne çıkarıldığı gözlerden kaçmıyor. "O sizden yana olduğu için herkes ona karşı" sözlerine, mesajı ne olursa olsun bütün afişlerde karşılaşmak mümkün.
Avusturya'nın Geleceği İçin Birlik (BZÖ) Partisi'nde Jörg Haider aday olarak öne çıktı. Büyük koalisyonun çökmesinden sonra adaylığının "yurtsever bir yükümlülük" olarak ortaya çıktığını söyleyen Haider, Kärnten Eyaleti'nin başında kalacağını, parlamentoya milletvekili olarak girmeyeceğini, bakanlık da arzu etmediğini belirtti. BZÖ ile koalisyon için müzakere edeceğini ve eyalet siyasetini ilgilendiren konularda katkıda bulunacağını ifade eden Haider, bu konuda kendisinin masada oturmasının vazgeçilmez bir şart olduğunu da ekledi.
Yeşiller'de de parti başkanının şahsı üzerinden slogan üretilmiş. Parti Başkanı Alexander Van der Bellen, "Benimle Olmaz" diyerek koalisyonun çökmesini, koalisyon ortaklarının birbirini bloke etmesini, devamlı kavga içinde oluşunu, sağcı partilerin kışkırtıcılığını hatırlatıyor.
Bu arada, Viyana Belediye Başkanı Michael Häupl'in muhafazakâr bir Türk babaya "Kızını okutmazsan kulaklarını çekerim" demesine Yeşiller'den eleştiri geldi. Viyana Yeşiller Grubu Başkanı Maria Vasillakou bu ifadeyi densizlik olarak nitelendirdi. Häupl'in de FPÖ ve ÖVP korosuna katıldığını dile getiren Yunan asıllı politikacı, belediye başkanının özür dilemesini istedi. FPÖ Başkanı Heinz-Christian Strache ise "kulak çekme"nin yeterli olmayacağını savunarak, Häupl'in ifadesinin bir çaresizliğine ve Viyana'da entegrasyonun hiç yürümediğine dair bir itirafa delalet ettiğini söyledi.