Akdeniz Üniversitesi'nin (AÜ) yeni rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, kamuoyunun bundan sonra üzerlerinde siyasi bir gömlek göremeyeceğini söyledi. Üniversitelerde siyasetin kendisinin değil, biliminin yapılabileceğinin altını çizen Kurtcephe, "Üniversiteleri asla günlük politikaya bulaştırmamak gerekir." dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Akdeniz Üniversitesi'nin yeni rektörü olarak atanan Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe CİHAN'a özel açıklamalarda bulundu. Üniversitelerin, ülkelerin ve toplumların gelişmesi ve çağdaşlaşmasındaki en önemli kurumlar olduğuna işaret eden İsrafil Kurtcephe, bunun için de günlük siyasetten uzak durmaları gerektiğini vurguladı. Birey olarak herkesin siyasi tercihleri olmasının demokratik bir hak olduğunu ifade eden Kurtcephe, "Bunu kullanmak elbette doğaldır ve herkes tercihini bu istikamette kullanır. Ancak bir başka misyonu yerine getirirken bu demokratik hakla diğerini karıştırmamak gerekir. Siyaset tarih boyunca vardır. Bundan sonra da olacaktır. Üniversitede siyasetin bilimi yapılır. Yani siyaset bilimi dersleri verilir. Ülkenin sorunları tartışılır. Çözümler üretilir ve politikacılara bunlar bilimin süzgecinden geçmiş doğrular olarak sunulur. Üniversitenin görevi elbette budur. Toplumdaki yanlışları bilimsel olarak dile getirmek ve çözüm yolları üretmek üniversitenin görevidir. Üniversiteler bilim yuvalarıdır. Elbette o ülkenin sorunlarına çözüm üretecek kurumlardır. Ancak üniversitelere günlük politikayı asla bulaştırmamamız gerekir. Siyasi faaliyetler kampusun sınırları dışında kalmalıdır. İçeride yapılan iş sadece bilimsel faaliyet olmalı, üniversite yönetimleri ve öğretim üyeleri bunun dışına çıkmamalıdır." diye konuştu. Kurtcephe, bugüne kadar AÜ'ye yakıştırılan bir siyasi gömlek varsa kamuoyunun bundan sonra böyle bir gömlek göremeyeceğini de sözlerine ekledi.
AÜ'yü "Sloganlarla değil, gerçekten içini doldurarak" yöneteceklerini, daha huzurlu ve adına yakışır bir bilim yuvası haline getireceklerini kaydeden Kurtcephe, "Atatürk'ün 'En büyük mirasım' dediği cumhuriyete sahip çıkacağız. Cumhuriyete sahip çıkmak sloganlarla olmaz. Bunun iki yolu var. Aklı ve bilimi rehber edinmek. Akdeniz Üniversitesi'ni gerçek bir bilim yuvasına döndüreceğiz. Bunu yaparsak, sözde, 'Atatürkçüyüz' demeye gerek kalmadan, onun gerçek mirasçısı oluruz. Bundan asla taviz vermeyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Üniversitelerin toplumların önünü açmak, çağdaşlaşmayı sağlamak ve refah düzeyini yükseltmek gibi tarihi bir misyonları bulunmasına karşın bugün kadar bunu çoğu zaman yerine getiremedikleri tespitinde bulunan Prof. Kurtcephe sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz Akdeniz Üniversitesi'nin bu misyonu bizzat ve fiilen hayata geçirmesinden yanayız. Yani bilim üretecek, kafası aydın, çağdaş insanlar yetiştirecek ve ürettiği bilgiyi teknolojiye çevirerek bu ülkenin bilgi çağında yarışmasına katkı sağlayacak bir üniversite olacağız. Tartışmalar ve rakamlar gösteriyor ki, üniversiteler tarihi misyonlarını yerine getiremiyor. Dünyanın ilk 500 üniversitesi içerisinde 'Türkiye'den baktığımızda hangi üniversiteyi görebiliyoruz?' sorusuna birden çok cevap alabilseydik herhalde üniversitelerimiz bu misyonunu yerine getirebiliyor diyebilirdik ama diyemiyoruz."
"Değişmeyen tek şeyin değişim olduğu" sloganı ile yola çıktıklarını ve AÜ'de değişimin 'şiddetle şart' olduğuna inananların önemli bir bölümünün oyları ile seçildiklerine işaret eden İsrafil Kurtcephe, üniversitelerin farklı yuvalar olduğunu kaydederek sözlerini şöyle noktaladı: "Önemli olan insanların yaptığı işi doğru dürüst yapması ve o işe hakkını vermesidir. Ben tek bir noktada pozitif ayrımcılık yapacağım. Çalışan ile çalışmayanı ayırt edeceğim. Çalışan ödüllendirilecek ve hakkı verilecektir. Bir diğer husus ise adalet kavramıdır. En ilkel hukuk sistemlerinde bile kişi hakkı kutsaldır. Benim yönetimimde hiç kimse özlük haklarına halel geldiğini söyleyemeyecektir."