Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Kemal Özgen, son dönemde demir başta olmak üzere inşaat sektöründe temel girdi fiyatlarının hızla yükseldiğine dikkat çekerek hükümetten bu artışlara el koymasını istedi. Artan demir fiyatlarının inşaat ve otomotiv sektöründe maliyetleri yükselttiğini vurgulayan Özgen, "İnşaatta beş ay içinde fiyat artışı ürüne göre yüzde 50 ile yüzde 110 arasında. Bu artışlar, inşaatı ciddi boyutlara taşıyor." dedi. Özgen, belirsizlik ve yüksek faiz nedeniyle sektörde yaprak kımıldamadığını ileri sürerken inşaatın bu şekilde daha fazla devam edemeyeceğini dile getirdi. "İnşaat gibi önemli bir sektör kaderine terk edilemez." diyen ATSO Başkanı, "Sektöre dönük acil eylem planı hazırlanmalıdır. Hiç olmazsa
TOKİ'nin haksız rekabetine bir sınırlama getirilmelidir." taleplerinde bulundu.
SİYASİ MESAJLAR VERDİ, KAOS UYARISI YAPTI
Mayıs ayı olağan toplantısında konuşan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Kemal Özgen, siyasi mesajlar verdi. Özgen, "Bir ülkede her kesim farklı bir yöne giderse, herkes bir yöne çekiştirirse istikrar kalmaz." ifadeleriyle kutuplaşmalara dikkat çekerken bir milleti bir arada tutan temel değerler ve kurallar olduğunu hatırlattı. Herkesin kanunlara, kurallara, geleneklere, yargıya saygılı olmasını isteyen Özgen, aksi durumda kaos çıkacağı iddiasında bulundu: "Eğer herkes beğenmediği kanuna uymayı, yargı kararına uymayı, seçim sonucuna uymayı, kanuni bir atamaya uymayı reddederse kaos olur. Oysa ülkenin bir kaos ortamına girmemesi herkesin sorumluluğudur."
Siyasette ve medyada kurumların yıpratılması konusunda sınır kalmadığını ifade eden ATSO Başkanı'nın "Kişiler arasında küskünlük olur, sorunlar olur. Fakat kurumlar kişisel sorunların üzerinde tutulmak zorundadır. Devlet adamları devletin işlerinde küskün olamazlar. Temsil makamlarında böyle bir hak veya böyle bir lüks yoktur." sözleri ise dikkat çekti.
DÖRT GENÇTEN BİRİ İŞSİZ
Özgen, 19 Mayıs Bayramı dolaysıyla Türk gençliğinin durumunu da gündeme getirdi. Her dört gençten birinin işsiz olduğuna işaret eden Özgen, "Türkiye'de herkes genç nüfusu en büyük avantajımız olarak görmektedir. Fakat unutulmamalıdır ki, eğitimli genç nüfus avantaj, eğitimsiz genç nüfus ise dezavantajdır. Bu açıdan baktığımızda gençliğin sorunlarının önemli olduğunu görüyoruz." diye konuştu.
Özgen, gençlerin yeterince okumadığını dile getirerek bunu ezberci eğitim sistemine bağladı ve şu eklemleri yaptı: "Tük Eğitim sistemimiz artık çağ dışı kalmıştır. Eğitim reformu konusunda bir vizyon yoktur. Halen tartışılan üniversite sınavındaki katsayı sistemidir. Oysa değişmesi gereken hem bu ezberci sınav sistemi hem de ilkokuldan üniversiteye kadar bütün eğitim-öğretim sistemidir."
Antalyaspor'un birinci lige çıkmasına da değinen ATSO Başkanı, takımın birinci ligde başarısı için finansman ihtiyacının arttığını vurguladı. Antalyaspor'a sahip çıkılmasını isteyen Özgen, "Antalya 2 milyon nüfusu olan, 10 milyon yerli ve yabancı ziyaretçinin geldiği bir ildir. Antalya spora kaynak yaratacak bir çok imkan kullanılmalıdır. Hep birlikte bir televizyon programı yapabiliriz. Cep telefonlarıyla bağış kampanyası açabiliriz. Halkın ve geniş kitlelerin desteğiyle daha geniş bağışlar toplanabilir. Antalya spora ait hediyelik eşya üretilebilir. Asıl çözüm bu tür sürekli kaynaklardır." teklifinde bulundu.
Ekonomi gündemine de değinen ATSO Başkanı, Merkez Bankası'nın faizi yükseltmesiyle ekonomide yüksek faiz-düşük kur politikasının yeniden güçlendiğini savundu. Cari açıkla birlikte ekonominin döviz açığının arttığını vurgulayan Özgen, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye'ye bu yıl en az 70-80 milyar dolar döviz girişi olması gerekiyor. Son günlerde bankaların dış kredi kullanmaya başlamaları bir rahatlama yaratmıştır. Bu nedenle döviz tekrar düşmüştür. Fakat ekonominin bütünü için bu yol çıkmaz bir yoldur. İçerde girdi maliyetleri yükselirken dövizin düşmesi ihracatı, inşaatı, turizmi sanayiyi vurmaktadır." ATSO Başkanı, hipermarketlerin güçlü lobi yaptığını ileri sürerek konuyla ilgili şunları söyledi: "İstanbul'da artık AVM'lerin kendileri isyan etmeye başladı. Yakında Antalya'da da aynısı olacak. Şu anda bizde devam eden kaç proje var. Sayısını dahi bilmiyoruz. Bu nedenle artık tek kurtarıcı Büyük Mağazalar Kanunu değildir. Belediyelerin yeni ticari alan ve özellikle şehir merkezinde alışveriş merkezi ve hipermarket açılması konusunda tavır değiştirmeleri şarttır."