Askeri Casusluk Davası

İzmir Adliyesi 12.Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen "gizli belge ve bilgi bulundurma" davası devam ediyor.

Askeri Casusluk Davası

İzmir Adliyesi 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen "gizli belge ve bilgi bulundurma" davası devam ediyor.

Davada iki Cumhuriyet Savcısının görev alması dikkat çekti. Bin 937 sayfalık iddianamede adı geçen 831 mağdurdan aralarında devlet memuru, asker ve MİT mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişinin suç örgütü tarafından fişlendiği iddia edildi. Tutuklu ve tutuksuz sanıkların kimlik tespiti 10.20'de başlayan duruşma saatinden 2 saat 10 dakika sonra son buldu.

Mahkeme Başkanı Atilla Rahman,

avukatların tekrar kimlik tespitlerinin yapılacağını belirtti. Ancak, avukatlardan Şakir Balcı, CMK'nın 192/2 sayılı kanununu hatırlatarak söz almak istedi. Mahkeme heyetinden söz konusu dava süresince başka bir dosyalardan el çekmesi konusunda HSYK'ya ve Adalet Bakanlığı'na başvuruda bulunacağını dile getiren Avukat Balcı; şöyle konuştu: "Bundan sonraki süreçte en büyük fedakarlık sizden bekleniyor. Adil yargılamayı etkileyebilecek örneği olmamakla birlikte Adalet Bakanlığı ve HSYK'ya başvurmak üzere delillerin toplanması, kararın verilmesi süresince başkaca dosyalardan el çekmenizi makamınızca yapılmasını arz ederiz. Bu talebimizi önemsiyoruz. Fiziki şartlar bu salonda ilk kez duruşma yapılıyor. Burada bir ironi oluştu. Hassasiyetle güvenlik tedbirleri alınması ve kontrol edilmesini tekrar gözden geçirilmesini istiyorum. Emniyet güçleri ile birlikte hiçbir avukatlık ayrıcalığını bahşetmemek üzere emirleriniz doğru algılanamamıştır. Keşke sizin kararınızı icra eden cumhuriyet savcıları denetlemeye ve gerek bırakmadan ayrı bir kapı tahsis etselerdi. İncildim. Uhrevi ve kişisel haklarımı helal etmiyorum. Hukukçu olarak görüşlerimi dile getiriyorum. İyi niyetinizden şüphem yok. Muhterem mahkemenin başka bir dosyaya bakmamasını istirham ederim"

Avukat Rifat Apaydın ise söz konusu duruşmada mahkemenin yetkisiz olduğunu dile getirerek Terörle Mücadele Kanunu çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğini ve davanın askeri mahkemede yapılması gerektiğini söyledi. Avukat Murat Ergün de askeri sanıkların askeri mahkemede yargılanmaları gerektiğini belirtti. Avukat Turan Aras ise müvekkilinin 11 aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

"Emniyetten tutuklu olan müvekkilimle ilgili alınan cep telefonu ve laptopu iade edildi. Müvekkilim 11 aydır tutukludur. Emniyet görevlileri, emareleri teslim ederken, herhangi bir suça rastlamadığını söylediler. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde görevli tutuksuz sanık Deniz Binbaşı İsmail Murat Çoban'ın avukatı Mehmet Sürücü, müvekkili hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını istedi. Askeri Yargı Üyesi olduğunu söyleyen Yüzbaşı Mustafa Ufukkök ise mahkeme heyetine sunduğu evrakla; "Soruşturma izni alınması gerekirken

izin alınmadı. Ben askeri hakimim. 11 aydır tutukluyum."

Mahkeme Başkanı Atilla Rahman da iddianamenin bu gün okunmasını istediklerini belirterek "Tutuksuz sanıkların duruşmaya gelmesi gibi bir zorunluluğu yok. Yerimiz çok dar. Bizim burada ifadesini almamız gereken sanıklar var. Öncelikle onlara yer vereceğiz. Bizim amacımız bağcıyı dövmek değil, üzümü yemektir" dedi.

Duruşmaya bir saat ara verildi. - İZMİR