Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun 2'ncisi 13 Aralık'ta Toplanacak

Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun İlk Toplantısından Sonuç Çıkmadı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun 2'ncisi 13 Aralık'ta Toplanacak

Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun ilk toplantısından sonuç çıkmadı. Komisyonun 1.5 saat süren ilk toplantısında komisyon üyeleri ikinci toplantının 13 Aralık Pazartesi günü yapılmasını kararlaştırdı. Çalışma Genel Müdürü Ali Kemal başkanlığında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında düzenlenen toplantıya Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri İsa Gök ve TİSK Yönetim Kurulu üyesi Ali Nafiz Konuk ile konfederasyonların temsilcileri katıldı. Komisyonun ilk toplantısı yaklaşık olarak 1.5 saat sürdü. Komisyon üyeleri bugün yaptıkları toplantıda ikinci toplantının 13 Aralık Pazartesi günü yapılmasını kararlaştırdı. Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri İsa Gök Asgari Ücret Tespit Komisyonun basına kapalı olarak gerçekleşen açılış toplantısında yaptığı konuşmada, net asgari ücretin günde 19 lira 97 kuruş düzeyinde olduğunu ifade ederek, "Bu asgari ücret tutarıyla çalışanların aileleri ile birlikte gıda, giyim, konut, ulaşım, haberleşme, sağlık, eğitim, kültür ve benzeri temel ihtiyaçlarını karşılayacakları varsayılmıştır. Asgari ücret, çalışanların düşük ücretlere karşı korunmasını, emek sömürüsünü önlemeye yönelik önemli ve etkin bir sosyal politika aracıdır" dedi. Gök, asgari ücretin tespitinde diğer ücret çeşitlerinin aksine işçinin emeği değil, insan olma kimliği ön planda olduğunu vurguladı. Gök, işçi kesimi olarak komisyona şu talepleri sundu: "-Anayasa'da yer alan "geçim şartları' yaklaşımının dikkate alınmalı; -İşçinin ailesi ile birlikte günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını mümkün kılacak, insanlık onuruyla bağdaşacak bir tutarın esas olmalı; -İşçinin ve ailesinin harcama kalıbının esas alınması ve hesaplamalarda Türkiye İstatistik Kurumu verilerinin kullanılmalı; -Bilimsel verilerle hesaplanan net tutarın işçinin eline geçmesinin sağlanmalı; -Sanayi/tarım ve yaş, cinsiyet ayırımı yapılmadan ulusal düzeyde tek olmalı; -İşçilerin arasında nitelik, kıdem, işin mahiyeti gibi ekonomik amaçlı değerlendirmelerin tümünden bağımsız olarak ele alınmasını, ekonomik ölçülerin ötesinde sosyal bir ücret olarak kabul edilmeli; -İşçinin satın alma gücünün ileriye dönük olarak korunabilmesi için gerekli bir iyileştirmenin ayrıca ilave edilmeli; -Belirleme yapılırken en düşük devlet memuru maaşının dikkate alınmalı; -Gelir dağılımında adaleti sağlamaya yönelik olarak ayrıca refahtan pay içermeli." -ASGARİ ÜCRET ÇALIŞANIN ÖDEDİĞİ VERGİ GELİRİNE GÖRE YÜKSEK- Asgari ücretin çalışanın ödediği vergi gelirine göre yüksek olduğunu belirten Gök, "Vergide adaletin sağlanması ve korunması için, vergi oranlarında gelirin kaynağına ve niteliğine göre farklılaşma yapılması gerekmektedir. Ücret bir emek geliri olduğu için, vergilendirmede "ayırma ilkesi' gereğince, sermaye gelirine kıyasla daha düşük oranda vergilendirilmelidir" dedi. Asgari ücret açısından konunun değerlendirildiği akademik bir çalışmayı önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacaklarını belirten Gök, "Hiç şüphe yok ki, asgari ücret çalışmaları sırasında işveren ve hükümet kesimi tarafından, küresel boyutta yaşanan ekonomik kriz, işsizlik, rekabet gücü, yatırım ortamı ve benzeri birçok ekonomik gerekçe ileri sürülecektir. Ancak hiçbir gerekçe, asgari ücretlinin karın tokluğuna çalışmak durumunda olduğu gerçeğini değiştirmez" ifadelerini kullandı. -ASGARİ ÜCRET ÇALIŞMALARINDA BELİRLEYİCİ OLAN HÜKÜMETİN ASGARİ ÜCRETE OLAN YAKLAŞIMI VE BAKIŞ AÇISI- Asgari ücret çalışmalarında belirleyici olanın Hükümetin asgari ücrete olan yaklaşımı ve bakış açısı olduğunu belirten Gök, Hükümetin "vatandaşların yaşam kalitesini artırmak" kapsamındaki çalışmaları içinde asgari ücretlinin yerinin özel öneme sahip olması gerektiğini kaydetti. Çalışanların refahını sağlamak için düşünülen yeni düzenlemelerin, hiç kuşku yok ki, Komisyon çalışmalarına da katkı sağlayacağını ifade eden Gök şöyle devam etti: "Bu çerçevede, asgari ücretlinin karşı karşıya kaldığı "ekonomik zulüm' ortadan kaldırılacak ve yaşanan kısır döngü yapılacak köklü değişikliklerle kırılacaktır. Çalışma hayatına yeni bir vizyon, yeni bir anlayış, yeni bir zihniyet getirmek düşüncesi günümüzde öne çıkmaktadır. Önceliğin çalışanların geçim koşullarını doğrudan belirleyen asgari ücret konusunda verilmesi Hükümetimizden işçi kesimi olarak beklentimizdir. Bu alanda bugüne kadar sergilenen yanlış ve haksız uygulamaları ortadan kaldıracak adımların uygulamaya konulmalıdır. Asgari ücretin yeniden belirlenmesi çalışmalarında, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum artık gerekçe yapılmamalı, asgari ücretle çalışanlardan yine fedakarlık beklenmemelidir. Çalışanlar, işsiz kalmak ya da düşük ücrete razı olmak ikilemi ile karşı karşıya bırakılmamalıdır. Temennimiz, asgari ücretin pazarlık ücreti olmadığı, bilimsel, objektif yöntemler ve güvenilir verilerle tespit edilen taban ücret olduğu genel kabulüne uygun çalışmaların yapılmasıdır."(ANKA) (EBR/ES/ÖMR)