Tavuk üreticileri, artan yem maliyetleri nedeniyle zor günler geçiriyor. Geçen senenin fiyatlarıyla satış yapmalarına rağmen ağlayan üreticiler, "Yem fiyatlarındaki artış olmasa bizim hiç sorunumuz yok." diyor. Maliyetleri karşılayabilmek için üreticiler, önümüzdeki dönemlerde yüzde 30'a varan zamların yapılabileceğini düşünüyor.
Bolu'da 2 bin kişinin çalıştığı, yıllık ortalama 120 bin ton üretim yapan Beypiliç'te Genel Müdürü Dr. Sait Koca, sektörde yaşanan sıkıntıları değerlendirdi. Dr. Koca, gıda enflasyonuna dikkat çekerek, "Bizim yemde bir nevi gıda. Yemin kaynağı mısır, soya, ayçiçeği ve yağ. Enflasyon gıdadaki yemde de ciddi boyutlarda. Türkiye'de enflasyon yüzde 10 ise yemde yüzde 60'la ulaşıyor." diye konuştu. Dr. Sait Koca, yemden kaynaklanan fiyatın çok yüksek olduğuna vurgu yapıyor. Dr. Koca, dünyada ve Türkiye'de fiyatlarda artış yaşandığını belirtiyor ve örnek olarak soya fasulyesi küspesini fiyatının iki katına çıkmasını gösterdi. Dr. Koca, fiyat yükselişlerinin üreticilere çok büyük darbe vurduğunu ifade etti. Dr. Koca; "Yemi devlet ithalatla çözmeye çalışıyor. Geçen sene yaşanılan kuraklıktan ötürü yeme buğday takviyesi yaptık. O bile altın oldu. Bu sene fabrikaya aldığımız yemlik buğdayların bir kısmını unculara sattık. O kadar baskı gördük. Dünyanın durumu böyle."
Dr. Sait Koca, üretilen tavukları geçen senenin fiyatlarıyla sattıklarına vurgu yaparak, "Buna rağmen ağlıyoruz. Çünkü maliyetlerimiz çok yükseldi." dedi. Geçen senenin yaz fiyatlarına hala ulaşılmadığını kaydeden Dr. Koca, şöyle devam etti: "Bir kere geçen senenin fiyatlarına mutlaka ulaşılacak. Birde maliyet fiyatları var. Bir kısmını geriye çekebilmek için savaşıyoruz. Fiyatların yükselmemesi için daha fazla üretim yapıyor, dengeyi kurmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemlerde yüzde 30'a varan zam olması lazım."
İHRACATTA DEVLET ELİMİZDEN TUTSUN
Dr. Koca, ortaya çıkan kuş gribi nedeniyle ihracatın tıkalı olduklarını söyledi. Dr. Sait Koca, kuş gribiyle ülkelerin Türkiye'ye yasak koyduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Türkiye'nin çevresinde bulunan ülkelerin ithalat potansiyeli çok yüksek. Suudi Arabistan'ın 700 bin ton, Rusya'nın 1 milyon 100 bin ton, Avrupa Birliği ülkelerinin de 500 bin ton. Türkiye'nin üretimi bir milyon ton. Çevremizdeki iki ülke bize yetiyor ve artıyor. Ancak kuş gribinin ardından konan yasak nedeniyle ihracat yapamıyoruz. Üç aylık yasak sürüyor."
"İhracatta elimizden tutan yok" diyen Dr. Koca, dünya pazarlarına girmenin kolay olmadığına dikkat çekti. Dr. Koca, "Pazarlara girerken hükümetler bizim elimizden tutacak. Biz ton başına 300 dolar fedakârlığı taşırız. Bu oran 600 dolara çıkarsa taşıyamayız kenara çekiliriz. Biz yarısını verelim geri kalana devlet destek çıksın. Bu destekle pazarlara girmek istiyoruz. Bu pazarlara girdikten sonra da kolay kolay çıkmayız." diyerek devletten destek istedi.
Dr. Koca, bir başka sıkıntılarının kuş gribinde bölgeselleşmenin olmamasının olduğunu belirtti. Dünyaya ve Avrupa'da bölgeselleşme olduğuna işarete den Dr. Koca, "Bunun Türkiye'de de olmasını istiyoruz. Örneğin Diyarbakır'da kuş gribi ortaya çıktığında sadece bu bölgeye yasak konmalı. Bütün Türkiye bu yasaktan etkilenmemeli. Ancak biz hala bu sorunu çözemedik." dedi. İhracatın olmamasının istikrarlı üretim yapılmasını engellediğini kaydeden Dr. Sait Koca, şöyle devam etti: "Zaman zaman üretim fazlası oluyor. İç piyasada tüketicinin alım gücünde eksilmiyor oluyor. O dönemlerde satışlar geriliyor. İki sene önceden plan yapıldığı için üretim sürekli geliyor, tüketim olması gerekiyor."
TAVUK GÜBRE TESİSİ ARSAYA TAKILDI
Beypiliç Genel Müdürü Dr. Sait Koca, tavuk gübresini değerlendirmek için bir tesis projesi hazırladıklarını ancak valiliğin yer göstermemesi nedeniyle projenin henüz hayata geçirilemediğini dile getirdi.
Tesiste değerlendirilmeyen gübrenin çevre koku yaydığını, bu sorunun çözülebilmesine önem verdiklerini kaydeden Dr. Koca, " Bolu'da 88 bin ton tavuk gübresi bulunuyor. Bu konunun çözülmesi en büyük bize yarar. Gübre bilinçsiz olarak kullanıldığında kümeste hastalık varsa onun her yana yayılma riski bulunuyor. Tesisteki komposlamayla bu riskte ortadan kalkıyor. Zararlı mikro organizmalar yok oluyor." dedi. Dr. Koca, tesisin bütçelemesini yaptıklarını anlatarak, "Bolu merkezde 2 milyon kapasiteli bir tesis olacak. " diye sözlerini tamamladı.