Rize'nin Ardeşen Kaymakamı
Cemil Kılınç, bugün bazı gazetelerde eski görev yerinde "Kaymakamlığı karısına devrettiği" şeklinde çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını savunarak, haberlerin birilerinin karalama kampanyasının ürünü olduğunu söyledi.
Kaymakam Cemil Kılınç, konunun çarpıtılarak son derece çirkin başlıklarla manşetlerden verilmesinin asıl amacının meselenin ortaya konmasının olmadığını, şahsının zor durumda bırakılması olduğunu ispat ettiğini kaydetti. Kılınç, açıklamasında şunlara yer verdi:
"Mardin ili Derik ilçesinde görev yaptığım süre içerisinde yasa ve usule aykırı işlemlere, çıkar çevrelerinin ve belli aşiretlerin devletin sırtından menfaat temin etmelerine karşı gelmiş ve bunlarla mücadele etmişimdir. Bu menfaat çevrelerinin derin ve güçlü bağlantılarının olduğu, bunlarla uğraşmanın çok zor olduğu ve ciddi zarar verebilecekleri uyarılarına rağmen bu mücadeleyi sürdürdüm. Bakanlığa, Valiliğe, Cumhuriyet Savcılığı'na defalarca şikâyet edildim, soruşturma geçirdim. Uğradığım iftira ve hakaretlerden dolayı bazı şahıslar hakkında açmış olduğum ceza ve tazminat davalarım halen devam etmektedir. İlgili menfaat çevreleri asılsız iftiralarla yasal yollardan sonuç alamayınca bazı basın yayın kuruluşlarını kullanma yolunu seçmişlerdir. Amaçları şahsımı kamuoyu nezdinde karalamak, zor durumda bırakmaktır.
Zira bu insanlar ihalelere fesat karıştırmak istemiş, ihaleye giren firmaları tehditle vazgeçirmeye çalışmış, köy yollarında işlettikleri maden ocağından aşırı tonajlı arabalar geçirerek yolları bozmuş, istedikleri kişiler yeşil kart alsın istemedikleri almasın istemiş, seçim suçu işlemiştir. Tüm bunlara tarafımdan engel olunmuş, ilgili firmaya defalarca idari para cezası uygulanmış, şahısların ihaleye fesat karıştırmalarına müsaade edilmemiş, bazı konularda da bu şahıslar hakkında kamu davası açılmıştır. Yıllardır yapmaya çalıştıkları bu işi, görev sürem bitip ayrılmış olmama rağmen devam ettirmektedirler. Müthiş bir kin ve nefretle bu işi yaparken, çarpıtılabilecek her şeyi büyük bir iştahla malzeme haline getirmişlerdir.
Gazetelerde çıkan haberlere konu olan vekalet işinin aslı şudur: Derik ilçesinde kadastro görmeyen yerlerle ilgili İlçe Tarım Müdürlüğü'nden alınan Doğrudan Gelir Desteği Ödemeleri ile ilgili sıkıntı ve suiistimaller vardı. Bazı çiftçiler hakkında benden önceki dönemde D.G.D.'den men cezası kararı alınmış; ancak açılan davalarla, ilgili idari işlem iptal ettirilmiştir. Devam eden süreç benim dönemime rastlamış, yeniden idari işlem tesis sürecinde, dağlara taşlara ekim yapılıyormuş gibi gösterilip büyük paralar talep edilmiş ve kurumumuza da baskı yapılmıştır. Açtıkları delil tespit davalarında çok büyük alanları ekim yapılıyor gibi göstermişlerdir. İlçe Tarım Müdürlüğü'nde bilirkişi itirazı yapacak, davalara savunma yapacak hukuk formasyonunda memur olmadığı için kaybedilen davaların gerekçe kısmında "…idare savunma vermemiştir…", " …idare usulüne uygun savunma vermemiştir…" tarzı ifadeler mevcuttur. Davaların çoğu takipsizlikten kaybedilip devlet zarara uğradığı için, Tarım Bakanlığı'ndan bu davaları takip için avukat istenmiş, sözleşmeli avukat alma yetkileri olmadığı için olumsuz cevap verilmiştir. Mardin hazine avukatları da, bu tür davalarda belli bir safhaya kadar yetkileri olmadığı, savunmaları İlçe Tarım Müdürlüğü'nün yapması gerektiği Mardin Defterdarlığı'nca sözlü olarak ifade edilmiştir. Eşimin avukat olması nedeniyle, en azından davaların düzenli takibi için eşim İlçe Tarım Müdürlüğü'ne hukuki yardımda bulunmuş, savunmaları hazırlamış, mahkeme nezdinde açılmış dava dosyalarını inceleyebilmesi için de vekalet verilmiştir.
Hukuki dirençle karşılaşmaları malum şahısların ebetteki hoşuna gitmemiş, eşimin vekaletine itirazlarını ilgili mahkemelere de yapmış, ancak itirazları reddedilerek vekalet kabul edilmiştir. Verilmiş olan vekalet ve sunulan avukatlık hizmeti ile ilgili herhangi bir ödemede bulunulmamıştır ve bulunulması mümkün değildir çünkü avukatlık ücreti gider kalemi, bütçe tertibi zaten yoktur. Davaların çok oluşu ve fazla meşgul edişi nedeniyle eşim daha fazla ilgilenemeyeceğini ifade etmiş, sonra da Tarım Bakanlığı'na yaptığımız ısrarlar sonucu bakanlık hukuk müşaviri göndermiş, müşavir bey yaklaşık iki ay süre ile bu davaları takip etmiş ve sonra ayrılmıştır. Konunun ciddiyetine kendisi de vakıf olmuş, malum şahısların uyguladıkları hukuki hilelere hayret etmiştir.
Yazıda geçen eşime verdiğim vekaletin etik olmadığı ile ilgili konuya gelince; eğer eşim idare aleyhine bir davaya bakmış olsaydı bunun etik olarak sorgulanması söz konusu olabilirdi. Oysa kendisi devletin bir kurumundaki (İlçe Tarım Müdürlüğü) memurlara hukuki yardımda bulunmak suretiyle muhtemel kamu zararlarını ve haksız kazançları önlemiştir, bunu yaparken de hiçbir ödeme ya da kazanç elde etmemiştir.
Aynı konu (eşime vekalet vermem konusu) daha önce de İçişleri Bakanlığı'na şikayet olarak iletilmiş, konu Mardin Valiliği ve Defterdarlıkça incelenerek Bakanlığımıza rapor edilmiştir."
Kaymakamı Cemil Kılınç, 12 yıllık meslek hayatında yasalar neyi emrediyorsa onu uyguladığını, bölgeye göre kesinlikle uygulama yapmadığını vurgularken, devletin çıkarları varken hiçbir gücün çıkarlarına alet olmayacağını sözlerine ekledi.