Anneler 'Hayır' Dedi

Avrupa Birliği'nin Geleceği İçin Hayati Önem Taşıyan Lizbon Antlaşması'nı Referandumda Reddeden İrlanda'da, Annelerin Oyu Belirleyici Oldu. Ülkede Çok Sayıda Annenin, Oğullarının Gelecekte Kurulacak AB Ordusuna Alınacağı Korkusuyla Ret Oyu Verdiği Sanılıyor.
Avrupa Birliği’nin geleceği için hayati önem taşıyan Lizbon Antlaşması’nı referandumda reddeden İrlanda’da, annelerin oyu belirleyici oldu. Ülkede çok sayıda annenin, oğullarının gelecekte kurulacak AB ordusuna alınacağı korkusuyla ret oyu verdiği sanılıyor.
AVRUPA Birliği’nin merkezileşmesi yolunda tarihi reformlar öngören Lizbon Antlaşması İrlanda halkının yüzde 53’nün oyuyla reddedilince, sorumlu aranmaya başladı. Hükümet ve birçok sivil toplum örgütünün desteklediği antlaşmanın reddedilmesinde, İrlanda’daki AB karşıtı cephenin seferberliği etkili oldu. Ancak ulusal egemenlik dışında kaygıların da rol oynadığı sanılıyor.
İngiliz The Guardian Gazetesi’nin haberine göre, çocuklarının AB ordusuna alınacağından endişeli olan birçok anne, sırf bu nedenle hayır oyu verdi. İrlanda Sosyal Refah Bakanı Mary Hanafin, "Kampanyamız sırasında, Avrupa ordusunun kurulmasından endişeli olan genç profesyonel kadınların hiç de az olmadığını görmek şaşırtıcıydı" dedi.
Türkiye’yi etkileyecek
Ret oyu verilmesinde bir diğer etken, hayır cephesinin sıklıkla işlediği "ucuz iş gücü" meselesi oldu. Referandumun, AB’nin, uzun vadede Hırvatistan, Türkiye ve Ukrayna gibi ülkeleri de içeren genişleme süreci için de bir test niteliğinde olduğu, başta Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso olmak üzere tüm AB kaynaklarınca da dile getiriliyordu. Referandumun ardından açıklama yapan Avrupa Parlamentosu Anayasa Komisyonu Başkanı Jo Leinen de, "Lizbon Antlaşması’na hayır demek genişlemeye hayır demektir" dedi. Leinen, "Önce Hırvatistan, ardından Türkiye etkilenecek. Genişleme yavaşlayacak, hatta bir anlamda duracak. AB yapısal krizi çözmeden başka konulara ağırlık veremez" diye konuştu.
Hayır cephesinin milyarder komutanı
İRLANDA’daki referandumdan hayır oyu çıkmasında en önemli etken, ret cephesi üyelerinin, ülke çapında azınlıkta olmalarına karşın büyük bir seçim seferberliği başlatması oldu. Milyarder işadamı Declan Ganley (39), Lizbon Antlaşması’na muhalefet için özel olarak kurduğu "Libertas" organizasyonu ile bu cephenin liderliğini üstlendi. Ganley, antlaşmanın İrlanda’nın ekonomik işleri ve vergilendirmesinde Brüksel’in etkisini artıracağından endişe ediyordu.
C planı ne olacak
İRLANDA’da 110 bin kişinin verdiği hayır oyu, nüfusu 500 milyona yaklaşan Avrupa Birliği’nin tamamını etkileyecek. Önemli yapısal reformlar öngören Lizbon Antlaşması, Fransa ve Hollanda’da 2005 yılında yapılan referandumda reddedilen AB Anayasası’nın "sulandırılmış" bir versiyonuydu. "B planı" olarak hazırlanan bu antlaşmanın da reddedilmesi, "AB’nin C planı ne olacak" sorusunu gündeme getirdi.
AB liderleri ağır bir darbe aldı, ama hemen yeni bir çıkış yolu düşünmeye başladılar. İlk seçenek, antlaşmanın bazı değişikliklerle İrlanda’da yeniden referanduma sunulması. İkinci seçenek ise, "iki vitesli" bir yola girilerek diğer üyelerin reform sürecini sürdürmesi ve İrlanda’nın geriden gelmesi.











