Anne Sütünün Kanıtlanmış 12 Yararı!

Yenidoğan bir bebek için en iyi gıda tek başına anne sütü. İşte bu eşsiz gıdanın mucizevi faydalarını görmezden gelmemelisiniz...

Anne Sütünün Kanıtlanmış 12 Yararı!

İçeriğinde laboratuvarda üretilmesi mümkün olmayan 100’den fazla bileşen olan anne sütü, bebeğin değişen ihtiyacı için sürekli değişiyor ve yenileniyor. Sabah saatlerindeki bileşimi akşamüzerindekinden, bebeğin birinci ayındaki bileşimi yedinci ayındakinden farklı oluyor. Her annenin kendi sütünün bebeği için özel olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, Emzirme Haftası’nda anne sütünün bilimsel olarak kanıtlanmış 12 yararı/özelliğini sıralıyor…



Emzirmenin ve anne sütünün önemine dikkat çekmek için Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1-7 Ağustos tarihleri arasında kutlanan “Dünya Emzirme Haftası”, ülkemizde hem dünya ile aynı tarihlerde, hem de 1-7 Ekim tarihleri arasında ikinci kez kutlanıyor. Anne sütünün yararı ile ilgili yazılar eski Mısır’da MÖ 1550 yılından kaldığı sanılan papiruslarda bile geçiyor. Rönesans Avrupa’sında yazılan çeşitli kitaplarda anne sütünün bebekler için en iyi besin olduğu vurgulanıyor. Eski Türklerde anne sütü kutsal sayılırken, İbni Sina ünlü eseri El-Kaânun fit-tıp’ta (Tıp Kanunu) da bebeklerin mümkün olduğu kadar anne sütü ile beslenmeleri gerektiği yazıyor. 17 ve 18. yüzyıl çocuk sağlığı kitaplarında da anne sütünün önemi üzerine duruluyor. Anne sütünün eşiz bir gıda olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, yüzyıllardır faydaları bilinse de anne sütünün artık bilimsel olarak da kanıtlanmış 12 yararını şöyle sıralıyor:



Yenidoğan bir Bebek için en iyi gıda tek başına anne sütü: Yaşamın ilk 6 ayı boyunca, başka hiçbir ek gıda gerekmeksizin, anne sütü bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli oluyor. Bu dönemde bebeğe ek olarak verilmesi gereken tek destek ise D vitamini… Her annenin sütü kendi bebeği için özel: Anne sütünde inek sütünde bulunmayan ve laboratuvarda üretilmesi mümkün olmayan 100’den fazla bileşen bulunuyor. Buna ek olarak formül mamalardan (kutu veya şişe mamalar) farklı olarak, anne sütünün içeriği, bebeğin sürekli değişen ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli değişiyor ve yenileniyor. Örneğin; anne sütünün sabah saatlerindeki bileşimi akşamüzeri bileşiminden, bebeğin birinci ayındaki bileşimi yedinci ayınkinden, farklı oluyor. Ayrıca prematüre bir Bebek için olan anne sütü bileşimi, zamanında doğan bir Bebek için olandan farklılıklar gösteriyor.



Daha kolay sindirilir: Anne sütü bebeğin hassas ve halen gelişmekte olan sindirim sistemi için de eşsiz. Anne sütündeki protein (çoğunlukla laktalbumin) ve yağ, inek sütündeki protein (çoğunlukla kazein) ve yağa göre daha rahat sindirilebiliyor. Genel olarak anne sütü ile beslenen bebeklerde ishal veya kabızlık gibi problemler hemen hiç görülmüyor. Sadece anne sütü verilirken oluşan özel barsak florası bebekleri enfeksiyonlardan ve ishallerden koruyor.



Daha az sodyum (tuz) ve protein: Anne sütünün tuz ve protein içeriği inek sütüne göre daha az olduğu için, yenidoğanın gelişmekte olan böbreklerinin süzme kapasitesine daha uygun oluyor.
Daha az alerji riski: Anne sütü alan bebeklerde ilk 6 aylık dönemde de, sonraki ek besin döneminde de gıda alerjilerine mama ile beslenen bebeklere oranla daha az rastlanıyor.
Daha iyi kalsiyum ve demir emilimi: Anne sütündeki kalsiyum ve demir, inek sütü bazlı mamalara göre daha iyi emilerek bebeğin kan dolaşımına katılıyor. Anne sütü alan bebeklerde demir eksikliği anemisi daha az görülüyor.
Cildi etkiler: Anne sütü ile beslenen bebeklerde daha az pişik görülüyor.
Bağışıklığı güçlendirir: Anne sütü bebeği çeşitli hastalıklardan koruyan bağışıklık maddelerini (antikorlar) bebeğe vererek bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Anne sütü ile beslenen bebeklerde kulak iltihabı, soğuk algınlığı gibi hastalıklar daha az görüldüğü gibi, hastaneye yatmayı gerektirecek mikrobik hastalıklar da bu bebeklerde daha az görülüyor.
Obeziteden korur: Anne sütü bebeği ilerideki yaşamında obeziteden koruyor.



Psikolojik gelişimine katlı sağlar: Anne sütü verilmesi sırasında anne ile Bebek arasında çok özel bir bağ kuruluyor. Bu bebeğin psikolojik gelişimine olumlu katkıda bulunurken, anne-bebek ilişkisini de kuvvetlendiriyor.
Anne sütü verilmesi en rahat besin: Her zaman kullanıma hazır, temiz ve ideal sıcaklıkta oluyor. Bebeğin ihtiyacı olan her yerde ve her zaman verilebiliyor. Anne sütü formül mamalar ile karşılaştırıldığında aynı zamanda çok daha ekonomik.
Anneyi de koruyor: Emziren annelerde meme ve rahim kanserlerine emzirmeyenlere oranla daha az rastlanıyor.



2 yaşa kadar anne sütüne devam edilmeli
İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenilmesi, 6. aydan sonra ek gıdalara başlanılması öneriliyor. Ek gıdalara alışma sürecinde temel besin yine anne sütü olsa da 1 yaşa kadar günlük beslenmenin yüzde 30 una kadar azalıyor. Dünya Sağlık Örgütü, ek gıdalarla birlikte olmak koşuluyla anne sütünün 2 yaşa kadar devam edilmesini öneriyor.



Anne sütü teşvik edilmeli
2 yıllık bu süreçte, emziren annenin her aşamada desteklenmesi, anne ve Bebek bağının sağlıklı oluşumu ve sürmesi için büyük önem taşıyor. Yenidoğan ünitelerinde ve doğum servislerinde Yenidoğan bakımı ve emzirme konusunda bilinçli personel çalıştırılması, anneye ve aileye doğru bilgilendirme yapılması gerekiyor. İşte bu amaçla 1991 yılında Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Hastaneler Programı uygulanmaya başlandı. Türkiye genelinde 62 ilde Bebek Dostu Hastaneler bulunmakta olup Anadolu Sağlık Merkezi de bu gruptaki hastanelerden birisidir.



Anadolu Sağlık Merkezi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Dr. Ayşe Sokullu



Kaynak:Womenist.net