Almanya Federal Meclisi (Bundestag) ve Federal Eyalet Temsilciler Meclisi (Bundesrat) peş peşe yaptıkları oturumlarda 500 Milyar Euro kapsamı ile Almanya tarihinde en büyük yardım paketini kabul etti.
Amerika merkezli yaşanan ve Alman finans sektörünü de etkisi altına alan krizin reel ekonomiye yansımasını engellemeyi hedefleyen Mali Sektörü Stabilize Kanunu (Finazmarkstabilisierungsgesetz) aynı gün Cumhurbaşkanı Horst Köhler tarafından imzalandı. Kanun, Pazartesi günü borsalar açılmadan önce yürürlüğe girecek.
Büyük koalisyon hükümetini oluşturan Hıristiyan Birlik Partiler CDU/CSU ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Liberal Parti FDP'nin oylarıyla kabul edilen kanuna Yeşiller ve Sol Parti karşı oy kullandı. Kanun, 476 oya karşı 99 oyla kabul edildi. Bir milletvekili ise çekimser oy kullandı.
Federal Mecliste yapılan oturumda, mecliste temsil edilen parti grup başkanları birer konuşma yaptı. SPD Grup Başkan Vekili Peter Sturck ise finans sektöründe çalışan üst düzey yöneticileri 'kibirli ve küstah' olmakla suçladı ve sektörde 'ahlaki bir yeniden yapılanmayı' talep etti.
Deutsche Bank Yönetim Kurulu Başkanı Josef Ackermann'ı kumar oynamakla suçlayan Struck, söz konusu kanunu hızlı bir şekilde çıkarmaktan başka alternatifleri olmadığını savundu. Yeşiller Partisi adına konuşan Meclis Grup Başkanı Renate Künsat, kanunun vergi ödeyenlere karşı meclisin taşıdığı sorumuluğun hakkını vermediğini belirterek, önce bankalara paranın verildiğini, finans sektöründe zorunlu olan yeniden yapılanmasının ise 'daha sonra konuşulacağını' belirterek, kanunun banka yönetimlerinde yer alanlarla beraber hazırlanmasını da doğru bulmadığını söyledi.
Sol Parti adına konuşan Gregor Gysi paketin gerekli olduğunu kabul etmekle beraber siyasetçilerin de krizin oluşmasından sorumlu olduklarını belirtti ve "Teklif edilen kanun ihtiyaca cevap vermemektedir. Devletin parasının aktığı yerde devletin mülkiyeti de oluşmalı." dedi.
Daha sonra Federal Eyalet Temsilciler Meclisi'nde yapılan görüşmede Federal Maliye Bakanı Peer Steinbrück kanunun gerekçelerinin açıkladı. Son 70-80 yılın en derin krizi ile karşı karşıya bulunduklarını belirten Steinbrück kanunun bir hafta gibi kısa bir zamanda yürürlüğe girmesi için gerekli olan anlayışı ortaya koyduklarından dolayı eyaletlere teşekkür etti. Kanuna itirazı olan eyalet başbakanları ile federal hükümet kanunun Federal Eyalet Temsilciler Meclisi'nde görüşülmeden önce başbakanlık binasında bir araya gelerek uzlaşma sağladı.
Hessen Eyalet Başbakanı Roland Koch (CDU) ve Berlin Eyalet Başkanı Klaus Wowereit (SPD) federal hükümetle vardıkları anlaşmadan sonra kanuna destek vermelerinin önündeki engellerin kalktığın söyledi. Varılan uzlaşmaya göre, yardım programının beklenenin aksine gerçek maliyetinin oluşması durumunda mali yükün yüzde 35'ini eyaletler üstlenecek. Ancak bir eyaletin mali yükü 7,7 Milyar Euro'yu aşmayacak. Ayrıca, eyaletler yardım paketinin uygulanmasında söz sahibi olacak. Bavyera eyaleti başta olmak üzere çok sayıda eyalet krizdeki bankaları kurtarmak için hazırlanan söz konusu pakete kendi kamusal bankalarına yardım ettikleri gerekçesiyle karşı çıkmıştı.
Kanun, federal hükümete, bankaları doğrudan doğruya yatırmayı hedeflediği 100 Milyar Euro'luk bölümünü borçlanmak için yetki veriyor. Paketin 400 Milyarlık bölümü ile sektörde yaşanan güvenlik krizini bankalar arası yapılan kredileşmeye garanti verilerek aşılması hedefleniyor. Bu bölümün gerçek masrafa dönüşmesi beklenmiyor.
Bu gelişme, Almanya'nın 2011 yılı için hedeflediği denk bütçeyi gerçekleştiremeyeceği anlamına geliyor. SPD'nin sol kanadı ile Sol Parti ise Almanya'yı bekleyen ekonomik durgunluğa karşı bir kalkınma programı hazırlanmasını talep etti.
(CİHAN)