Eğitimci Yazar Muzaffer Taşyürek, Birinci Dünya Savaşı'nda Almanları korumak için Avrupa'ya giden ve Ruslarla savaşarak şehit düşen 15 bine yakın Türk askerinin yaşadıklarını kaleme aldı.
Eğitimci ve Araştırmacı Yazar Muzaffer Taşyürek'in son kitabı 'Hedefi Meçhul Cephe; Galiçya', Yitik Hazine Yayınları'ndan çıktı. Taşyürek, Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti topraklarında yaşananlar, dünyanın dört bir tarafında bulunan Türk şehitlikleri, savaş öncesi yaşanan gizli antlaşmalar, Çanakkale Savaşı'nın kahramanlarının Galiçya'da nasıl şehit düştüğünü kaleme aldı.
Taşyürek, "Saraybosna'da sıkılan bir mermi milyonlarca bombaya dönüşürken bu ateşin Osmanlı topraklarına da sıçrayacağını herkes biliyordu. İnsanlık tarihinin karşılaştığı bu ilk büyük yıkımda Devlet-i Aliyye'nin farklı yerlerinde açılan her cephe, Mehmetçiğin kanıyla sulanmış ve şehitlik rütbesi için bir menzil olmuştu. 1916'yı 1917'ye bağlayan aylarda Galiçya'da müttefiklerine yardım etmek için Rus'a karşı savaşan Mehmetçikten kimsenin haberi yoktu. Bu kitap, Galiçya'nın neresi olduğunu bilmeden canını Galiçya'da bırakan Mehmetlerin yazılmamış destanını yeniden hatırlamak, yaban elde açılan bir cephede, gurbet topraklarında şehadete kavuşan yiğitleri yad etmek için hazırlanmıştır" dedi.
30 ÜLKEDE 77 TÜRK ŞEHİTLİĞİ BULUNUYOR
Türk askerlerinin Osmanlı'nın son dönemlerinde başlayarak dünyanın dört bir yanına barışı tesis etmek için yola çıktığını dile getiren Yazar Muzaffer Taşyürek, Türk insanının haritada göseteremeyeceği, adını bilmediği ülkelerde Türk şehitlikleri bulunduğuna dikkat çekti.
Taşyürek, "Birinci Dünya Savaşı'nda esir düşerek götürüldükleri Burma'da şehit olan Türk askerlerinin yattığı Thayetmo Şehitliği, Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlere esir düşen 600 Türk askerinin mezarının bulunduğu Hindistan'ın Bellary Türk Şehitliği bunlardan biri. Ayrıca İsrail'de 5 ayrı şehitlikte 6 binin üzerinde Türk askeri mezarı bulunuyor" diye konuştu.
Türk Şehitlikleri bulunan bazı ülkeler şunlar: Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Azebaycan, Burma, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Güney Kore, Hindistan, Irak, İsrail, İngiltere, İtalya, Japonya, Letonya, Libya, Macaristan, Malta, Mısır, Polonya, Galiçya, Romanya, Rusya, Arabistan, Ukrayna, Yugoslavya ve Yunanistan.
ÇANAKKALE'DE SAVAŞTILAR GALİÇYA'DA ŞEHİT DÜŞTÜLER
Eski Galiçya topraklarının bugünkü Güney-Doğu Polonya ve Batı Ukrayna Cumhuriyetleri sınırlarında bulunduğunu dile getiren Taşyürek, Enver Paşa'nın Birinci Dünya Savaşı'nın kesin sonucunun Avrupa'da alınacağına inandığını ve bu yönde savaş stratejilerini uyguladığını açıkladı.
Osmanlı'nın müttefiki Almanya ve Avusturya-Macaristan'ın zorlandığı cepheye Türk askerlerinin sevkedildiğini anlatan Taşyürek, "Müttefiklerimiz Almanya ile Avusturya-Macaristan devletlerinin Ruslara karşı açtığı cephe olan Galiçya'da Alman Güney ordusu bulunuyordu. Rus ordusu saldırılarını yoğunlaştırarak Galiçya'yı işgal edip Karpatlar'a kadar geldi. Alman, Avusturya-Macaristan orduları bir yere kadar Rusları durdurabilmişti. Enver Paşa Çanakkale'de savaşmış en muharip, en gösterişli askerlerden yeniden oluşturularak Yakup Şevki Paşa komutasında 3. kolorduyu Galiçya'ya sevketti" dedi.
Türk askerlerinin Almanları va Avusturyalıları korumak için zor şartlarda Ruslara karşı mücadele verdiğinin altını çizen Taşyürek, Rusların ağır zaiyatlar verdiği Galiçya cephesinde sadece 16-17 Eylül 1916'da 95 subay 7 bin Türk askeri, 5-6 Ekim 1916'da ise 15 subay ve 3 bin Türk askerinin şehit düştüğünü belirtti. Taşyürek, "Galiçya neresi? Ne işimiz vardı oralarda diye soruyorlar. Onlara şunları söylemek isterim; Osmanlı büyük bir devletti, son zamanlarını yaşarken bile bu büyüklüğüne yakışır işler yaptı. Yeri geldiğinde dost için ateşe atılmayı becerebilmek büyüklüğün alametidir. Milletimiz, bugün çok farklı bir konjonktürde de olsa Afganistan'da, Bosna'da, Sudan'da, Kosova'da, yardımına koştuğu insanlara, dün Galiçya'da, Tarblusgarp'ta, Balkanlar'da el uzatmıştı" şeklinde konuştu
"BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NA MECLİS KARARI OLMAKSIZIN GİRDİK"
Muzaffer Taşyürek, Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'na meclis izni olmadan sadece Enver Paşa'nın emriyle girdiğini de yazdı.
Günün şartları ve stratejileri gereği savaşa girmek zorunda kalan Osmanlı Devleti'nin; İngiltere, Fransa ve Rusya'ya karşı Almanya, Avusturya-Macaristan, İtalya yanında savaşa katıldığını hatırlatan Taşyürek şöyle konuştu:
"Osmanlı Devleti 11 Kasım 1914'te savaş ilanı etti. Enver Paşa, sadrazama seferberliğin ilanından bir gün önce seferberlik ilanının verilmesi istedi. Bu sırada sadrazamın yanında birkaç nazır da bulunuyordu. Bu nazırlarından bazıları herhangi bir savaş düşünceleri olmadığından seferberlik ilanına gerek olmadığını söyleyerek, meselenin bakanlar kurulunda görüşülmesini önerdiler. Konunun bakanlar kurulunda görüşülmesinde mutabık kalınmıştı ancak Enver Paşa bakanlık kararına gerek duymadan aynı gün seferberlik emrini verecekti."