AKP'nin Anayasa Mahkemesi'ne sunduğu ön savunma metninde Başbakan Erdoğan'ın laikliğe aykırı 61 eylemi de ayrı ayrı savunuldu. Başbakan Erdoğan'ın sözleri incelendiğinde bunların büyük bir çoğunluğunun üniversitelerde kılık ve kıyafet özgürlüğüne ilişkin beyanlar olduğu vurgulanarak, "Bu tür açıklamalar sadece
AK Parti mensupları tarafından değil, başka partilerin mensuplarınca da yapılmıştır" denildi.
Savunma metninde, Danıştay 2. Dairesi'nin anaokulu öğretmeninin okula gelip giderken türban takamayacağına ilişkin kararı sonrası Başbakan Erdoğan'ın başörtüsünün dini inancın gereği olup olmadığı hususunun din bilginleri (ulema) tarafından tartışılacak bir konu olduğuna yönelik yaptığı konuşma şöyle değerlendirildi :
"Başbakanın, başörtüsünün dini inancın gereği olup olmadığı hususunun din bilginleri (ulema) tarafından tartışılacak bir konu olduğuna işaret eden açıklaması da iddianamede iyi niyetli olmayan bir değerlendirmeyle, laikliğe aykırı kabul edilmiştir. Bu sözler, hukuk devletinde adil yargılamanın önemli bir unsuru olan "bilirkişilik' bağlamında değerlendirilmelidir. Laik bir hukuk devletinde yargıçların bir dinin gerekleri konusunda uzman olmaları beklenemez. Teknik bilgi ve birikim gerektiren bu hususun yargılama sırasında konunun uzmanlarına sorulması laiklik ilkesine aykırılık teşkil etmemektedir."
-"İDDİANAMEDE, BAŞBAKANIN HIÇKIRIKLARI'NA MÜDAHALE ETMEK İSTENDİ'
Savunma metninde, Başbakan Erdoğan'ın Yükseköğretim Kanunu'nda türbana ilişkin yapılacak yasal değişiklikler konusunda, "Acelemiz yok', "Sabırlı olun', ve "Gönlümün derinliklerinde yatan hıçkırıklar var' sözlerinin kapatma davası için yazılan iddianamede delil olarak kabul edilmesine tepki gösterilerek, "İnsan gönlünün hıçkırıklarına müdahale etmek isteyen bu iddianame, böylece laiklik ve insan hakları teorisine "çok özel' bir katkıda bulunmuş olmaktadır" denildi.(ANKA)
(YG/ZG)