AKP Grup Toplantısı (2 -Son) Başbakan Erdoğan: "Meclis Milletin Harim -İ İsmetidir"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'nin Milletin "Harim -İ İsmeti" (Kutsal Sayılan, Korunan Yer) Olduğunu Belirterek, CHP'yi "Siyaseti İçeriden Kuşatmak ve Meclisi İçeriden Zayıflatmaya Yönelik Girişimlerde Bulunmak" Olmakla Suçladı. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'nin milletin "harim-i ismeti" olduğunu belirterek, CHP'yi "siyaseti içeriden kuşatmak ve Meclisi içeriden zayıflatmaya yönelik girişimlerde bulunmak" olmakla suçladı.


Erdoğan, AKP Grup toplantısında konuştu. TBMM'yi "Türk milletinin, 70 milyon vatandaşımın iradesinin tecilli ettiği kutlu çatı" olarak nitelendiren Erdoğan, "Kurtuluş savaşını yöneten Cumhuriyetimizi kuran irade burada şekillendi. İstiklalimizin sembolü olan bu meclis bugüne kadar hiçbir vesayeti hiçbir gölgeyi kabul etmedi bundan böyle de kabul etmeyecektir" dedi. Sözleri alkışla kesilen Erdoğan, "Zira bu meclis hür iradesiyle bu aziz milletin kurtuluş destanını yazdı. Evet burası milletimizin evidir, harim-i ismetidir" (kutsal sayılan, korunan yer) diye devam etti.


Milletin emanetine sahip çıkan tüm milletvekillerini kutladığını söyleyen Erdoğan, şöyle dedi:


"Unutmayalım sorunlarımızın hiçbiri arızi olaylar, dönemsel sorunlar istikametimizi çeviremez. Zira biz konjonktüre göre özellikle esen rüzgarlara göre yönümüzü belirlemiyoruz. Bu istikamet milletindir sizindir. Bu siyaset milletindir sizindir. Rotamızı da millet belirlemiştir."





-EN ZOR ZAMANLARDA BİLE GÜNEŞ DOĞAR-





Kendilerine oy versin vermesin tüm vatandaşların hukukunu koruyacaklarını belirten Erdoğan, çoğulcu demokrasinin gereğinin farklılıkların ahenk içinde bir arada olması gerektiğini ifade etti. Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi kaostan çıkardıklarını söyleyerek, "dün de sorunlarımız vardı bugün de sorunlarımız var. Şu kısacık hayatımızda gölgelerin üzerimize geldiği en sıkışık, en zor zamanlarda güneşin doğuşuna binlerce kez şahit olduk" diye konuştu.


Konuşmasında CHP'ye yüklenen Erdoğan, CHP'yi "siyaseti içeriden kuşatmak ve Meclisi içeriden zayıflatmaya yönelik girişimlerde bulunmak" olmakla suçladı. "Herkes "Meclisin yasama yetkileri daraltılıyor' derken, bir tek CHP sözcülerinden, "Meclisin yetkilerini aştığı' iddiasını duyarsınız" diye konuşan Erdoğan, CHP'lilerin bunu da yargının bağımsızlığını savunur görünerek yaptığını söyledi. Geçen yıl yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini anımsatan Erdoğan, "O zaman da onların istediği yönde karar vermezse 'Türkiye'nin çatışma ortamına sürükleneceğini' söyleyerek Yüksek Mahkemeyi tehdit ediyorlardı. Dün Yüksek Mahkemeye yönelttikleri söylemlerin hedefinde bugün, yasama yetkilerini kullanmaktan başka bir şey yapmayan bu Yüce Meclis var. Dün mahkemeye söylediklerinin benzerlerini bugün Meclis'e söylüyorlar. Peki bu CHP sözcüleri ne istiyor? Ben size söyleyeyim; Anayasamızda yetki sınırları açıkça çizilen yasama ve yargı erklerini karşı karşıya getirmek istiyorlar" dedi. Başbakan Erdoğan CHP'nin milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını isterken de aynı amacı taşıdığını savundu. Erdoğan, "Türkiye'nin demokrasi tarihi ne yazık ki rakiplerine kuyu kazmaya çalışırken, kendi bindiği dalı da kesen siyasi


aktörlerle doludur" dedi.





-GÖLGE OYUNLARI KORKU SİYASETİ-





Bir sınavdan geçtiklerini ifade eden Erdoğan, ""Bütün demokratik açılımları, korku siyasetiyle durdurma çabası Türkiye'ye ciddi zararlar veriyor. Bu gölge oyunları, bu korku siyaseti, halkımızın ekmeğini, aşını büyütmez, büyütmüyor, ülkemizin itibarını yükseltmez, yükseltmiyor. Böyle korku ve vehimlerden beslenen hiçbir siyaset özgürlüğü, adaleti getirmez, getirmiyor. İdeolojik hukuk yorumlarıyla, TBMM'nin iradesini bloke etmeyi 'muhalefet' zannetmek, doğrudan doğruya halkın taleplerine, milli iradeye açıkça tavır almaktır, objektif hukuk kurallarını sabote etmektir."


Kimsenin yargı kurumunu bir tartışmanın tarafı ve muhatabı haline getirmeye hakkı olmadığını kaydeden Erdoğan, CHP'nin, yasama ile yargı erkleri arasında inatla, ısrarla yetki çatışması çıkarma gayretlerinin Türkiye'yi bu noktaya getirdiğini belirtti. Erdoğan, "sadece yasamave yürütmenin yanlış yapabileceği düşünülen, sadece yasama ve yürütmenin


eleştirilebildiği bir sisteme demokrasi demek mümkün müdür? Bunu soruyoruz. Demokratik sistemlerde denetim dışı bir güç olmaz. Elbette yasama faaliyeti de, yürütmenin karar ve işlemleri de denetime tabi olacaktır. Biz bunun aksini savunmuyoruz. Zira demokratik rejimler, hesap verebilirlik, şeffaflık, açıklık rejimleridir. Esasen demokrasinin, insanlığın ulaştığı en ideal yönetim biçimi olarak kabul edilmesinin sebebi de budur" diye konuştu.





-"ÜLKE YÖNETİYORUZ, OYUNCAK DEĞİL"-





Meclis çatısı altında bulunan bütün siyasi partilerin sağduyu ve sorumluluk bilinciyle gereken değerlendirmeleri yapmak durumunda olduğuna vurgu yapan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Yazılı veya görsel medyanın fiskos gazetelerinden veya kulisten duyduğu şeylerle bu ülkeyi yönetebilir miyiz? Soruyorum, Allah aşkına... Onun bilmem nerede medya mensubu varmış, onun bilmem nerede ne bağlantısı varmış, onun bilmem nerede ne görüntüleri varmış, o, onunla görüşüyormuş, bu, bununla görüşüyormuş, içeriden aldıkları bilmem ne haberle... Beyler, ülke yönetiyoruz ülke, millet yönetiyoruz millet. Oyuncak değil. Bu, ne iktidar ne de muhalefet meselesidir. Bu, tek başına ne şu, ne de bu siyasi partinin meselesidir. Bu mesele, Anayasamızda sadece TBMM'ye verilen yasama yetkisi tekelinin korunması, Anayasanın bağlayıcılığına ve hukukun üstünlüğüne sadık kalınması meselesidir. Bizim derdimiz bu. Bu, sadece yasama organının da meselesi değildir. Bizzat yasama faaliyetlerinin Anayasaya uygunluğunu denetlemekle görevli Anayasa Mahkemesinin de meselesidir." (ANKA)


(İG/ZG)

Haber Yayın Tarihi: 10 Haziran 2008 Salı Saat 15:43

Yazdırılan Sayfa: http://www.haberler.com/akp-grup-toplantisi-2-son-basbakan-erdogan-meclis-haberi/

(C) 2006-2008 Haberler.Com
Yeni Medya Elektronik Yayıncılık Ltd Şti.