Bahçeli, MHP'nin Türban Düzenlemesine 'AK Parti Kapatılsın Diye Destek Verdiği' ve MHP'nin AK Parti'ye Tuzak Kurduğuna' İlişkin İddiaları 'Paranoya' Olarak Niteledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP'nin türban düzenlemesine 'AK Parti kapatılsın diye destek verdiği' ve MHP'nin AK Parti'ye tuzak kurduğuna' ilişkin iddiaları 'Paranoya' olarak niteledi. Bahçeli, "Yargı süreci sonunda AKP'nin kapatılmaması yönünde bir karar çıkarsa, Milliyetçi Hareket Partisi demokrasi ve rejimin geleceği açısından bundan sadece memnuniyet duyacaktır" dedi.
MHP Grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli, iktidar döneminde görülmemiş ölçüde bir vurgun ve yolsuzluk bataklığına saplanan AKP'nin, Türkiye'nin milli kaynaklarını talan ettiğini ve yandaşlarına peşkeş çektiğini söyledi. Bu yıkım döneminin sorumlularının bunun hesabını önce Türk milletine, sonra da Türk adaletine mutlaka vereceklerini dile getiren Bahçeli, "Zamanı ve vadesi ne olursa olsun bu hesaplaşmadan kaçmak ve kurtulmak mümkün değildir. Ancak, Sayın Başbakan ve AKP'nin çıkmadık candan ümit kesilmez hesabıyla, yüce mahkemede açılan kapatma davasını; bütün bu kötülükleri unutturacak, hırsızlık, vurgun ve yolsuzlukların üzerini örtecek, ekonomik ve sosyal çöküntünün sorumluluğundan kendilerini kurtaracak bir aklanma imkanı olarak kullanabilir miyim hesabı içine girdiği anlaşılmaktadır" diye konuştu.
"BAŞBAKAN İÇİNDEN AKP'NİN KAPATILMASINI İSTİYOR"
Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi'ndeki dava kapatmayla sonuçlanmazsa, AKP'nin son beşbuçuk yılın sorumluluğunu bu davaya yükleyerek kaldığı yerden yola devam edeceğini belirterek, "Hukuki sürecin sonunda parti kapatılırsa, Sayın Başbakan ve arkadaşları mağdur ve mazlum oldukları iddiasıyla Türk milletinin merhamet ve acıma duygularına sığınarak geçmişin bütün günahlarından bu yolla temizlenecek ve dokunulmazlık zırhını bir şekilde koruyacakları bir geçiş dönemi sonrası yeniden siyaset sahnesinde boy göstereceklerdir. Bütün bunlara bakıldığında Sayın Başbakan'ın kapatma davasını geçmişin üzerine sünger çekecek bir imkan olarak gördüğü ve aslında içinden AKP'nin kapatılmasını istediği sonucu da çıkarılabilecektir. Ancak, evdeki hesabın her zaman çarşıya uymadığı tecrübelerle sabittir" şeklinde konuştu.
"AKP'YE TUZAK KURULDUĞU İDDİASI BİR PARANOYA"
Belirsizliğin giderek yoğunlaştığı bu puslu ortamda, hükümetin Türkiye'yi yönetmede ve kendisini kontrol etmede büyük bir acz içine düşmesinin, gayri meşru ve gayri ahlaki yöntemlere başvurmasının vahim bir durum olacağını vurgulayan Devlet Bahçeli, kapatma davası sürecinde izlenen ve milli iradeyi temsil etme iddiasıyla yargıyı tanımama, muhatap almama, savunma yerine cevap verme, tarihe ve yaşanan çağa not düşme gibi tutumların, bir yönüyle suçluluk psikolojisinin yansımaları olduğunu söyledi.
MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı'nın söylediği iddia edilen, "Türban düzenlemesine AKP kapatılsın diye destek verdik" şeklindeki sözlerle başlayan tartışmalara da cevap veren Devlet Bahçeli, "Herkesin AKP'ye karşı komplo kurmak ve tuzağa düşürmek için seferber olduğu paranoyası, bir şuur altı takıntı ve savunma mekanizması olmanın ötesinde, bu psikolojinin dışa vurulması sayılabilecektir" dedi.
"AKP KAPATILMAZSA BUNDAN SADECE MEMNUNİYET DUYARIZ"
Devlet Bahçeli, şöyle konuştu: Adalet ve Kalkınma Partisi'nin, iç ve dış destekçileriyle birlikte yargıyı baskı altına almak ve korku salmak için topyekün bir psikolojik savaş başlatması da bu ruh halinden bağımsız olarak ele alınamayacaktır. Bu amaçla tedavüle çıkarılan 'AKP'nin alternatifi yoktur', 'Türkiye'nin bütünlüğünü temsil eden AKP kapatılırsa Türkiye bölünür', 'Avrupa Birliği süreci biter', 'Türkiye dünyadan kopar' ve 'Ekonomi çöker' gibi iddialarla Türk adaletini baskı altına alarak yönlendirmek için AKP'nin başvurduğu tehdit ve yıldırma araçları olmuştur.
Ancak, AKP yöneticileri çok iyi bilmelidir ki, bu yöndeki çabalar, sonuç vermeyecek beyhude gayretler olarak kalmaya mahkûmdur. Siyasetçilerin her şart altında hesaplarını verebilmeleri, demokrasinin vazgeçilmez bir ön şartıdır.
Yargı süreci sonunda AKP'nin kapatılmaması yönünde bir karar çıkarsa, Milliyetçi Hareket Partisi demokrasi ve rejimin geleceği açısından bundan sadece memnuniyet duyacaktır.
Ancak, unutulmamalıdır ki, hiçbir siyasetçi ve siyasi parti vazgeçilmez ve alternatifsiz değildir. Hiç temenni etmemekle birlikte, AKP'nin kapatılması halinde bu durum dünyanın sonu olmayacaktır. Türk demokrasisi, bazı eksiklik ve sorunlarına rağmen, siyasi krizleri aşma olgunluğuna, iradesine ve kapasitesine sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi görevinin başındadır."