AK Parti TBMM Grup Toplantısı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda Çeyrek Finale Yükselen Türk Milli Takımı'nın Başarısı Üzerinden Siyasi Mesajlar Vererek, "Başarı İçin Sadece 90 Dakika Yeterli Değil.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda çeyrek finale yükselen Türk Milli Takımı'nın başarısı üzerinden siyasi mesajlar vererek, "Başarı için sadece 90 dakika yeterli değil. Sen nefese kadar mücadele etmek gerekir. Başarıyı hak ettiğinizi düşünüyorsanız, asla mücadeleyi bırakmayacaksınız. Kendinize güveniyorsanız, arkanızdaki büyük millet size güveniyorsa, en iyisini yapabileceğinize inanıyorsanız mücadeleden yılmayacak, hedefe ulaşmak için canınızı dişinize takacaksınız. Uğradığınız haksızlıklar sizi asla yolunuzdan çevirmemeli. Eğer arkanızda desteğiyle, duasıyla, topyekün bir millet duruyorsa başarmanız ve hakkınızı almanız mukadderdir. Bize düşen yeterince gayret etmek ve alın teri dökmektir. Bu futbolda da, siyasette de, devlet yönetiminde de böyledir" dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, bu haftaki yoğun programını anlatarak, "Bizim gündemimiz birilerinin sahte gündemine hiç ama hiç benzemiyor. Bizim gündemimiz insanımız ve Türkiye'dir" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, konuşmasında 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda Çek Cumhuriyeti'ni yenerek çeyrek finale yükselen Türk Milli Takımı'nı da kutladı. Milli Takım'ın Çek Cumhuriyeti ile oynadığı maçı çok farklı zafere dönüştürerek kazandığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin çeyrek finale ismini yazdırdığını söyledi. Bu başarının millete büyük bir moral ve mutluluk verdiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, vatandaşların yurtiçinde ve yurtdışında sokaklara dökülerek bu zaferi kutladığını kaydetti. Milli takımın zaferi üzerinden siyasi mesajlar veren Erdoğan, "Oynanan müsabaka 90 dakikanın içine futbolun tüm güzelliklerini ve heyecanını sığdırmış olması bakımından, bir başka özelliği de uzatmalara bile sığdırabiliyorsunuz. Demek ki başarı için sadece 90 dakika yeterli değil. Son nefese kadar bu işi, mücadeleyi sürdürmek gerekir. Gerçekten şartlar ne olursa olsun mücadeleyi asla bırakmayan ve kaybetmeyi kabullenmeyerek milletimizi gururlandıran federasyonun yönetiminden tüm teknik kadroya varıncaya kadar, tüm futbolcularımıza varıncaya kadar şahsım ve milletim adına şükranlarımı, takdirlerimi sunuyorum. Kendilerini kutluyoruz. İnşallah çeyrek finalde de bu galibiyeti bekliyoruz. Biz de fevkalade bir durum olmazsa Viyana'da hep birlikte olacağız. İnanıyorum ki bu başarıların devamı gelecek" dedi.
KATAR EMİRİ'NİN EŞİNDEN EMİNE ERDOĞAN'A KUTLAMA TELEFONU Türkiye'nin diğer alanlarda olduğu gibi sportif alanlarda da Avrupa'nın ve dünyanın takdir ettiği başarılara imza atacağını vurgulayan Erdoğan, 'sessiz devrim'i gerçekleştiren Türkiye'nin bundan sonra sessiz görünen başarıları da gerçekleştireceğini söyledi. Türkiye'nin gelişme ve kalkınma yolunda olduğunun altını çizen Erdoğan, Çek Cumhuriyeti başarısının çok geniş bir coğrafyada yankı bulduğunun iyi görülmesini ve iyi anlaşılmasını istedi. "Bizim futbolcularımızı sadece kendi vatandaşlarımız değil, tarihi ve kültürel bağlarla bağlı olduğumuz çok daha büyük bir coğrafyada temsil gücüne sahip olduğunu iyi düşünmemiz gerekir" diyen Erdoğan, bu çerçevede dün çok anlamlı bir olay yaşandığını söyledi. Dün akşam Katar Emiri'nin eşinin, eşi Emine Erdoğan'ı telefonla arayarak milli takımın başarısından dolayı kutladığını açıklayan Erdoğan, "Meğerse maçı izlemişler, o da bu maçtan dolayı duyduğu heyecanı bizlerle paylaşıyor ve tebrik ediyor. Yani başarının nerelere yayıldığı konusunda bu örneği verdim.
Türkiye'yi kendi içine kapatarak, dünyadan kopartmak isteyenlerin de bu gerçeği görmesi lazım" şeklinde konuştu.
ŞAMPİYONA ÜZERİNDEN AB'YE MESAJ Farklı kültür ve inançları aynı çatı altında buluşturma misyonuna sahip olması gereken AB temsilcilerinin de bu mesajı iyi okuması gerektiğini dile getiren Erdoğan, hem AB'ye hem partililere dönük şu mesajları verdi:
"Nasıl milli takımımız Avrupa Futbol Şampiyonası'nın olmazsa olmaz bir rengi, bir heyecanıysa, Türkiye'nin başarısı üç kıtada bir yansımaya sebep oluyorsa, Türkiye'nin üyeliği de AB için o kadar büyük ve olumlu bir etkiye sahiptir. Bu zenginliği göremeyenler Avrupa şehirlerinin neredeyse tamamının meydanlarını, caddelerini dolduran Türkiye coşkusuna lütfen bir baksınlar. O sokaklarda Türkiye'den giden insanları görürler. Hepsi aynı heyecanı, aynı coşkuyu yaşıyor. Futbolcularımızın pazar akşamı ispatladıkları en önemli gerçek şudur; başarıyı hak ettiğinizi düşünüyorsanız asla mücadeleyi bırakmayacaksınız. Kendinize güveniyorsanız, arkanızdaki büyük millet size güveniyorsa, en iyisini yapabileceğinize inanıyorsanız mücadeleden yılmayacak, hedefe ulaşmak için canınızı dişine takacaksınız. Uğradığınız haksızlıklar sizi asla yolunuzdan çevirmemeli. Eğer arkanızda desteğiyle, duasıyla, topyekün bir millet duruyorsa başarmanız ve hakkınızı almanız mukadderdir. Bize düşen yeterince gayret etmek ve alın teri dökmektir. Bu futbolda da, siyasette de, devlet yönetiminde de böyledir. Milletin iradesi, milletin hayır duası, milletin gönül zenginliği her türlü zorluğu aşmayı sağlayacak bir güce sahiptir." (DA-CC-CC-Y)











