AK Parti Grup Başkanvekili
Bekir Bozdağ, Ergenekon soruşturmasının mahkemeye intikal ettiğini belirtirken, yargının işlediği sürece Hükümetin dahil olmasının söz konusu olmadığını vurguladı.
AK Parti Grup Başkanvekili ve Yozgat Milletvekili Bozdağ, TBMM'de gazetecilerin sorularına yanıt verdi. Ergenekon soruşturması dahilinde hazırlanan iddianameyi değerlendiren Bekir Bozdağ, Hükümetin soruşturmaya istikamet vermeye çalıştığı yönündeki iddialara yanıt verdi.
Bozdağ, Ergenekon soruşturmasının yargıya intikal ettiğine işaret ederek, yönlendirme iddialarını ortaya atanları süreci mecrasından saptırmakla suçladı. AK Parti'li Bozdağ, konuyla ilgili şöyle dedi:
"İddialar tamamen konuyu saptırmak isteyenlerin, beyanlarından ibarettir. Hükümet, soruşturmayı yönlendiremez. Böyle bir yetkisi yoktur. Yargı bağımsızdır. Tamamıyla Cumhuriyet savcılarının yönettiği bir süreçtir. Hükümetin bu sürece dahil olması mümkün değildir. Yargının devam ettirdiği, yargının işlediği bir süreçte Hükümetin dahli kesinlikle söz konusu olamaz.
Sadece emniyet ve jandarma ihtiyaç duyulduğu takdirde Cumhuriyet savcılarının talimatı üzerine adli kolluk görevi yapabilirler. Bunun dışında yapılabilecek bir şey yoktur. Onlar da yine mahkeme kararları doğrultusunda veya iddia makamının, soruşturma makamının aldığı kararlar doğrultusunda hareket ederler. Dolayısıyla Hükümetin bu sürece herhangi bir müdahalesi söz konusu değildir. Bunu söyleyenler, süreci mecrasından saptırmak isteyenlerdir.''
Gazetecilerin, iddianeme hakkında genel bir değerlendirme yapmasını istediği Bozdağ, Cumhuriyet savcılarının kendilerine intikal eden bir ihbar ya da şikayet üzerine araştırma yapma haklarının bulunduğunu ifade etti. Uzun süredir devam eden bir soruşturmanın ardından iddianame düzenlendiğine dikkati çeken Bekir Bozdağ, "İddia makamı soruşturma neticesinde iddianamesini tanzim ederek mahkemeye sunmuştur. Süreç, Ceza Muhakemesi'nin usul ve esaslarına uygun bir şekilde devam ediyor. Bundan sonraki süreçte de hangi ağır ceza mahkemesine düştüyse o mahkemenin yargılamasıyla devam edecektir" diye konuştu.
İddianamenin geciktiği eleştirilerine de cevap veren AK Parti'li Bekir Bozdağ, iddianamenin 441 klasör ve 2 bin 455 sayfadan oluştuğunu bildirirken, hacimli iddianamelerin hazırlanmasının zaman alabileceğini kaydetti. Bozdağ, "O zaman ne kadardır ? Onu da soruşturmayı yapanlar takdir edecektir'' ifadesini kullandı.
Bir gazetecinin, İddianame'de Hükümet'e yönelik eylem planlarının yer aldığını hatırlatması üzerine de AK Parti Grup Başkanvekili, şunları kaydetti: "Türkiye'de işleyen bir hukuk var. TCK, hangi fiillerin suç olduğunu düzenlemiş ve hangi şartlarda ne kadar ceza verileceğini de düzenlemiş.
Ceza Muhakemesi Yasası da işlendiği iddia edilen suçlarla ilgili soruşturma sürecini ve bunun yargılama sürecini düzenlemiş. Dolayısıyla konu, bizim yasalarımızın öngördüğü çerçeveler içinde devam ediyor. Yasanın dışına çıkan bir durum söz konusu olursa o zaman deriz ki 'Yasaların dışına çıkan bir durum vardır' Benim gözlemlediğim kadarıyla yasaların içerisinde devam eden bir durum söz konusudur. Soruşturma yasalara uygun devam ediyor. Bundan sonra da yasalara uygun devam edeceği kanaatindeyim. Çünkü, süreci yürütenler, yasa uygulayıcıları ve bu yasaların doğru uygulanmasıyla görevli ve yetkili olan hakim ve savcılardır. Bundan sonra onların verecekleri karara bizim saygı duymamız ve güvenmemiz gerek."
İddianamede Deniz Kuvvetleri Eski Komutanı Özden Örnek'e ait darbe günlüklerinin yer almadığının belirtilmesine karşılık Bekir Bozdağ, konuyu soruşturmayı yürütenlerin takdir edeceğini vurguladı ve ekledi: "Bizim nedenini, niçinini bilmediğimiz bir konuda fikir yürütmemiz doğru değil'' şeklinde konuştu.
Askeri mahkemede emekli Ordu komutanlarının yargılanmasının önlenmesi için iddianamede günlüklere yer verilmediği yolundaki görüşlerin hatırlatılması üzerine de Bozdağ, mevzuatın açık olduğunu, kimlerin nerede yargılanacağının belli olduğunu kaydetti.
Bekir Bozdağ, "Günlükler neden iddianamenin içinde yer almadı? Onu bilmemiz mümkün değil. Bilmediğimiz bir konuda yorum yapmak da doğru değildir" görüşünü dile getirdi.