Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı
Abdurrahman Yalçınkaya'nın
AK Parti'nin kapatılmasına ilişkin dava açmasına karşı açıklama
AK Parti'nin Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı
Dengir Mir Mehmet Fırat'tan geldi.
Fırat, "Müsterih olunuz. Biz AK Parti olarak 22 Temmuz'da sandıkta verdiğiniz temsil yetkisine sonuna kadar sahip çıkacağız" dedi.
Dava açanlara seslenen Fırat, "Türkiye'nin demokratik görünümünü, ekonomik dengelerini, güven ve istikrar ortamını bozanlar, bunun tarih ve millet önünde vebalini de taşıyacaklarını bilmemelidir" diye konuştu.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AK Parti'nin kapatılmasına ilişkin dava açmasının ardından AK Parti Genel Merkezi'nde bulunan Başbakan Recep Tayip Erdoğan, partinin önde gelen hukukçuları ile toplantıya girdi.
Toplantıya Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Cemil Çiçek, AK Parti Meclis Grup Başkan Vekili Sadullah Ergin, Genel Başkan Yardımcısı Haluk İpek, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya ve Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun katıldığı belirtildi.
Kapatma davasının duyulmasının ardından da AK Parti Genel Merkezi'ne Meclis eski Başkanı ve Genel Başkan Danışmanı Bülent Arınç, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da partiye geldi.
Toplantının ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, AK Parti Genel Merkezi'nde saat 21.00'de kameraların karşısına geçti.
Fırat'ın yaptığı açıklama şöyle: "Türk demokrasisi bugün eriştiği olgunluk düzeyi, derinlik ve saygınlığına asla yakışmayan büyük bir ayıp ile karşı karşıya bırakılmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Anayasa Mahkemesine yaptığı kapatma başvurusunun hedefi AK Parti değil, Türk demokrasisi ve millet iradesidir.
Bu girişim ile demokrasimiz ne yazık ki bir kez daha tartışmalı hale getirilmiştir.
Anayasamıza göre millet adına yetki kullanan yargı kurumu bizzat millet iradesine karşısına çıkarılmak istenmiştir. Türkiye'ye, demokrasimizin bütün kazanımlarına milletimizin iradesine ve yüksek menfaatlerine, huzur ve istikrarımıza, Dünyadaki itibarımıza yapılacak en büyük haksızlık budur.
Şunu açıkça belirtmek isteriz ki Türkiye'yi düşünmek sadece AK Parti'nin görevi değildir.
Bütün kişi ve kurumlar ülke ve millet menfaatleri konusunda sorumluluk duygusu ile hareket etmek zorundadır.
Türkiye'nin demokratik görünümünü, ekonomik dengelerini, güven ve istikrar ortamını bozanlar, bunun tarih ve millet önünde vebalini de taşıyacaklarını bilmemelidir.
Taşıdığımız iktidar sorumluluğunun da gereği olarak bugün akl-ı selimi muhafaza etmek, huzur ve istikrarımızı korumak, milletimizi sağduyu ve sükunete davet etmek yine bize düşmektedir. Milletimize tam bir kararlılıkla sesleniyoruz. Müsterih olunuz. Biz AK Parti olarak 22 Temmuz'da sandıkta verdiğiniz temsil yetkisine sonuna kadar sahip çıkacağız.
Milletimizin uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek elde ettiği demokratik ve ekonomik kazanımların bir kalemde silinip gitmesine hiçbir surette izin vermeyeceğiz.
Bu başvuru AB ile katılım müzakerelerine başlamış, Atatürk'ün işaret ettiği çağdaşlaşma hedeflerine her gün daha fazla yakınlaşan ülkemize ve aziz milletimize üçüncü sınıf bir hukuk anlayışı ve demokrasiyi reva görmektedir.
Bir kısım yargı makamları hukuku iktidar mücadelesinin aracı haline getirmemelidir. Aksi takdirde bu tür heveslerden en büyük zararı korkarız ki yine, bir gün herkesin ihtiyaç duyacağı yargı kurumu ve hukukun üstünlüğü ilkesi görecektir.
Unutulmamalıdır ki demokrasilerde temsil yetkisinin kaynağı millettir; demokrasi ve hukuk karşı karşıya getirilemez, getirilmemelidir.
Türkiye bu çağda böyle bir tartışmanın içine çekilmeye layık değildir; bu görüntüyü asla hak etmemektedir. İçeride ve dışarıda hayati meselelerle uğraştığımız böyle hassas bir dönemde, siyaseti zaafa uğratmanın, siyasi istikrarı bozmanın, milletimize neler kaybettireceğini herkes iyi hesap etmelidir.
Türkiye'nin her ilinden, her bölgesinden ve her sosyal kesiminden büyük destek bulan, milletimizin birlik ve bütünlüğünü temsil eden siyaseti ile AK Parti, Türkiye'nin partisidir.
Biz ülkemize ve milletimize hizmet yolunda her zorluğu göğüslemeye devam edeceğiz.
AK Parti siyaset kurumunu ve demokrasiyi zaafa uğratmaya dönük hiçbir teşebbüs karşısında tereddüde kapılmayacak, milli irade adına siyaset ve demokrasi mücadelesini aynı kararlılıkla sürdürecektir. Biz Türkiye için varız. Her şey Türkiye için."