Haber Tarihi: 07 Ekim 2008 Salı Saat 15:11
Cihan Haber Ajansı  [1505541]

Ahmet Türk'den Siyasi Partilere Ortak Çözüm Çağrısı


DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Meclis'teki Tüm Siyasi Grupları, Yeni Yasama Dönemine Gererken Acı Bir Talonun Karşıladığını Belirterek, Bu Sorunun Demokratik ve Barışçıl Yollarla Nasıl Çözülebileceğinin Ortak Yolunu Geliştirmeye Çağırdı.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Meclis'teki tüm siyasi grupları, yeni yasama dönemine gererken acı bir talonun karşıladığını belirterek, bu sorunun demokratik ve barışçıl yollarla nasıl çözülebileceğinin ortak yolunu geliştirmeye çağırdı. DTP Grup toplantısında konuşan Ahmet Türk, "4 Ekim'de Şemdinli'de meydana gelen çatışmada yitirdiğimiz onlarca gencecik evlatlarımız için, başta aileleri, anne-babaları olmak üzere, bütün Türkiye'ye başsağlığı dileyerek konuşmama başlamak istiyorum. Sorunun ölme-öldürme mantığıyla çözülmeyeceğini, 80 yıllık otoriter cumhuriyet geleneği fazlasıyla göstermiştir. Son yirmi beş yıllık dönemde, binlerce insanımızın canına, malına, yaşamına mal olan bu kirli savaşın, nelere yol açtığını ve daha kötüsü nelere yol açabileceğini örnekleriyle görüyoruz, tanık oluyoruz. Yüreğimiz yanıyor, içimiz burkuluyor. Çatışmayı, bastırmayı, operasyonu çözüm olarak gören mantığın, askeri zihniyetin, demokratik kamuoyu tarafından mahkûm edildiğine tanık oluyoruz. Hamasi nutukların devri çoktan geçti, toplumumuz barış-demokrasi-adalet istiyor. Bu sorunun kanla, barutla, gözyaşıyla çözülmeyeceğini herkes görüyor. Bu ölümler karşısında en fazla acı çekenler, yüreği barış için çarpanlardır." şeklinde konuştu. DTP'nin 25 yıldır bu Meclis'te olmadığını, bu sürede terörün, kan ve gözyaşının devam ettiğini ileri süren Türk, "DTP bu Meclis'e 'kan ve gözyaşına artık yeter!' demeye geldi. Bir yıldır durmadan bunun için çabalıyor, çalışıyoruz. Meclis'i çözüm adresi haline getirmek için bin bir fedakârlık yapıyor, birçok saldırıyı görmezden geliyoruz, sineye çekiyoruz. Sırf küçük de olsa bir tartışma ve diyalog zemini oluşsun diye çabalıyoruz." görüşünü dile getirdi. Terörle mücadele söylemleriyle, sorunun çözülemeyeceğini iddia eden Türk, Bu sorun demokrasi, çoğulculuk, eşit ve özgür yurttaşlık olgusu ile çözülebileceğini kaydetti. Türk, bunun için gerekli olanın ise demokratik ve barışçıl yollarla uzlaşma siyaseti, diyalog siyaseti olduğunu, ortak akılda buluşup çözmek dışında bir yolun olmadığını vurguladı. EKNİK ÇATIŞMA UYARISI Ahmet Türk, Balıkesir'in Altınova Beldesi'nde yaşanan provokasyona dikkat çekerek, bin yıldır etle tırnak gibi olmuş Kürt ve Türk halkının kardeşçe bir arada yaşama temellerine saldıran organize eylemin çok iyi düşünülmesi gerekildiğini kaydetti. Türkiye'de etnik çatışma çıkarmak isteyen çetelerin, devletin en üst kurumlarında konumlandığını savunan Türk şöyle konuştu: "Bu beldede, günlerce 'Kürtler dışarı' diye slogan atan, evlerini-mallarını talan eden, faşizan bir linç ortamı oluşturan bir güruh var. Kürtlere dönük korkunç bir tecrit ortamı devam ediyor. Altınova'da yaşanan saldırılar toplumsal barışı ve kardeşlik dokusunu bozmaya dönük bir iç çatışma provasıdır." Geçmişte de bu tür provokasyonların yaşandığını, 2005'te Mersin'de yaşanan bayrak provokasyonunun ardında Ergenekon çetesi çıktığını dile getiren Ahmet Türk, "Bugün Ergenekon'un halen aktif olduğunu görüyoruz. Ergenekon iddianamesinde bu derin güçlerin Ayvalık ve Altınova'da nasıl örgütlendiği ve hangi planları geliştirdiği açık bir biçimde yer alıyor. Ergenekon'un Kürt-Türk savaşı çıkarmak ve kaos yaratmak istediğini belirlemesi bizzat soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı tarafından yapılıyor. İşte Altınova'da yaşananlar da Ergenekon'un dışarıdaki kolunun bir provokasyonu olarak karşımıza çıkıyor." dedi. "TEZKERE'NİN UZATILMASI ÇÖZÜM OLMAZ" Ahmet Türk, Aktütün Karakolu'na yapılan saldırı bahane edilerek ülkedeki demokratik reformların askıya alınmak istendiğini de söyledi. Sınır Ötesi Operasyon Tezkeresi'nin süresinin uzatılmasının çözüm olmadığını, daha fazla kan ve gözyaşı getireceğini, demokrasiyi daha da gerileteceğini savunan Ahmet Türk, Genelkurmay'ın resmi rakamlarına göre 2008 yılı Ocak ayından bugüne kadar çıkan çatışmalarda yaşamını yitiren asker sayısının 115, korucu sayısının 20 olduğunu kaydetti. "Eğer Meclis'ten savaş tezkeresini değil de barış yasalarını geçirseydik, bu gençlerimiz ölmeyecek ve bugün annelerinin, babalarının, eşlerinin, çocuklarının yanında olacaktı." diyen Ahmet Türk, savaşa, kayıplara ve gözyaşına artık 'hayır' denilmesi gerektiğini kaydetti. Meclis'teki siyasi partilere de çağrıda bulunan Ahmet Türk, acilen, bir çatışmasızlık durumunun oluşması için girişimlerin yoğunlaştırılmasını istedi. Türk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hükümet, Meclis'in vereceği iradeyle, acil bir çatışmasızlık durumunun asgari reformları için elini taşın altına koymalıdır. Evet, bu savaş bir an önce sona ermelidir. Bu görev, siyaset kurumunun karşı karşıya olduğu en acil görevdir. Bu kanı durdurmak, 70 milyon Türkiye'nin en temel gündemidir. Partim ve arkadaşlarım adına, Meclis'teki tüm siyasi gruplara, bu yeni döneme böylesi olağanüstü bir acılı tablo ile başlama vesilesiyle, bir araya gelip bu sorunun demokratik ve barışçıl yollarla nasıl çözülebileceğinin ortak yolunu geliştirmeye çağırıyorum. Aynı şekilde, demokratik ve sivil toplum örgütlerinin, bu doğrultuda çalışmalarına hız katmalarını rica ediyorum, Meclis'in gerçek bir yasama erki olması konusunda, katılım sağlamalarını-zorlamalarını bekliyorum. Aydınlara, demokratlara, sanatçılara, akademisyenlere sesleniyorum: Halklarımızın faşist bir zihniyet tarafından yönlendirilmesine, çatıştırılmasına, linç edilmesine müsaade etmeyelim. Savaşa Hayır, Operasyonlara Hayır, Sivil ve Demokratik Çözüm çalışmaları düzenleyelim." (CİHAN)

10/10 (11 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12