Haberler

Ahmet Davutoğlu'nun 9 Maddelik Manifestosu

Güncelleme:

AK Parti'nin 1. Olağanüstü Kongresi'nde Genel Başkan Adayı Ahmet Davutoğlu, konuşmasında koyduğu 9 maddelik hedefini anlattı.

AK Parti Genel Başkan Adayı Ahmet Davutoğlu, AK Parti'nin 1. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde partililere hitap etti. Curbaşkanı seçilen Tayyip Erdoğan yerine AKP Genel Başkanı ve Başbakan olması beklenen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, AKP'nin olağanüstü kongresinde "Bu bir veda kongresi değil bir vefa kongresi, bir ahitleşme kongresi. Sayın Cumhurbaşkanımıza vefa borcumuzu ödüyoruz. Onun bıraktığı miras bizim için şeref meselesidir ve sonuna kadar korunacaktır" dedi.

YENİ BAŞBAKAN'IN 9 MADDELİK MANİFESTOSU

Ak Parti'nin Erdoğan sonrası Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Kongre'de yaptığı konuşmada, "9 maddelik manifesto olarak nitelenebilecek hedefler koydu ve hedeflerini anlattı. Davutoğlu, çözüm süreci, paralel yapıyla mücadele, ekonomi, kültür inşası, ahlak restorasyon gibi 9 maddeyi açıkladı.

1- Özgüven ve darbe girişimlerine karşı duruş

Ahmet Davutoğlu, özgüvene örnek olarak Erdoğan'ın Davos'taki 'one minute' çıkışını gösterdi. Gezi olayları, 17 ve 25 Aralık operasyonlarını bu özgüveni yıkma çabası olarak nitelendirdi.

2- Sosyo-kültürel bütünlük, çözüm süreci

Davutoğlu, sosyo-kültürel birlikten "çözüm sürecini" kastettiğini de vurguladı. Davutoğlu, "Çözüm sürecini başarıya ulaştırana kadar bize uyku haramdır" dedi.

3- Özgürlüklere yeni bir ahlaki formasyon

Bu alanı, "insan onurunu korumak" olarak açıklayan Davutoğlu, özgürlük-güvenlik dengesine vurgu yaptı. " Türkiye'de ifade, girişim, inanç özgürlükleri AK Parti iktidarının güvencesi altındadır" dedi.

Ancak Davutoğlu, "her özgürlük de bir sorumluluk gerektirir" diyerek ,"Basın özgürlüğü basın ahlakını gerektirir, girişim özgürlüğü helal rızkı gerektirir. İnanç özgürlüğü diğer inançlara saygıyı gerektirir. Biz tüm özgürlükleri yeni bir ahlaki formasyonla buluşturacağız."

4- Paralel yapıyla mücadele, devlet ve bürokrasinin restorasyonu

Davutoğlu, AK Parti ile "fetret devrinin sona erdiğini" söyledi. Paralel yapının "fetret devri" istediğini söyleyen Davutoğlu, "Buradan söylüyorum; hiçbir şekilde, kim ve ne niyetle olursa olsun, devlet otoritesinin parçalanmasına bir daha izin vermeyeceğiz. Bürokraside aranacak tek nitelik liyakattir" dedi. Davutoğlu, bürokraside yer alarak, siyasi otoriteye şantaj yapmanın "ihanet olduğunu" kaydetti.

5- Ahlak restorasyonu, 3Y ile mücadele

Siyaseti "erdem ve ahlak vesilesi" olarak gördüklerini kaydeden Davutoğlu, "Siyasetimizin ahlakı, Şeyh Edebali'nin ahlakıdır. İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın ahlakıdır" dedi.

6- Yargıdan paralel yapının temizlenmesi

Yargı mensuplarının siyaseti kontrol etmek için devreye girdiklerinde, tarihte büyük felaketler yaşandığına dikkat çeken Davutoğlu, buna örnek olarak da Abdülhamid dönemini, fetvalarla işten el çektirmeyi gösterdi. HSYK seçimlerine atıfta bulunan Davutoğlu, bunun "cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bile önemli gösterilmesini" eleştirdi.

HSYK seçimlerinde oy kullanacak hakim ve yargıçlara da seslenen Davutoğlu, "HSYK seçimlerine girecek vicdan yüklü, yüreği adaletle çarpan yargı mensuplarına yargının tek bir mahfilin otoritesi altına girmesine izin vermeyin" çağrısı yaptı.

7- Kültür ve medeniyet restorasyonu

Davutoğlu, Anadolu'nun tarihteki tüm önemli kültürlerle iletişim içinde olduğunu belirtti. Anadolu'da yaşamış ve yaşayan "hiçbir kültürün ötekileştirilmeyeceğini" vurgulayan Davutoğlu, "kadim şehirlerimizde dikey değil, yatay mimariyi geçerli kılacağız" sözü verdi.

8- Ekonomik restorasyon

Ekonomik alanda Türkiye'nin öne çıkması için eğitim reformu ve Ar-Ge atılımı yapılacağını anlatan Davutoğlu, "her ulaştırma koridoru, her enerji koridoru, Anadolu'ya selam verip gidecek" dedi.
Türkiye'nin "Afro-Avrasya’nın en önemli üretim üssü haline geleceğini" söyleyen Davutoğlu, "Makro ekonomik istikrarı sağlarken, reel sektörü de güçlendireceğiz" dedi.

9- Türkiye'nin uluslarası alandaki yeri, Ankara merkezli dış politika

2002 yılında Türkiye'de "dış politikanın" anlaşılanın "dış ilişkiler" olduğunu, tüm dış politikanın ise "Kıbrıs, Ermeni meselesi ve birkaç defansif konu" olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Dış politikada temel ilkemiz, politikanın Ankara merkezli olmasıdır" dedi. Çok boyutlu dış politikanın da süreceğine dikkat çeken Davutoğlu, "Kimse Türkiye'yi Avrupa ile Asya kıskacına almaya çalışmasın dedi. AB üyelik hedefinin "stratejik" olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, " Türkiye'nin AB hedefi stratejik bir hedeftir ve kararlılıkla devam ettirilecektir" dedi. Davutoğlu, ilk bakan olduğunda söylediği "hattı diplomasi yoktur, sathı diplomasi vardır" sözünü de yineledi.

Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları;

"Selam olsun... Alemlere rahmet olarak gönderilen sevgililer sevgilisine selam olsun. Onun gül kokusunu bu diyarlara getiren Eba Eyyub el Ensari'ye selam olsun. Ankara'nın manevi mimarı İstanbul'un fatihinin hocası Akşemseddin'in hocası Hacı Bayram'a selam olsun. Mevlana'ya, Ahi Evran'a, Hacı Bektaşı Veli'ye selam olsun...

"GAZİ MUSTAFA KEMAL'E SELAM OLSUN"

Gönül dilimizin pirleri Yunus Emre'ye, Ahmed-i Hani'ye selam olsun. Ve zamana selam olsun. O zaman ki bize varoluşun ve tarihin sırrını öğretti. Kocatepe'den İzmir'e yürüyen Gazi Mustafa Kemal'e selam olsun.

1071 ile 1922 arasında medeniyetimizi ihya için inşa için yola çıkmış şehit düşmüş emek vermiş Gaziyân-ı Rûm'a, Ahiyân-ı Rûma, Mezopotamya alimlerine, bütün şühedaya selam olsun. Mekana selam olsun. Bu vatanın suyuna ırmağına selam olsun. AK Parti kadrolarının kurucu lideri ve seçilmiş cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'a selam olsun...

"AK PARTİ MİLLETİN TA KENDİSİDİR"

AK Parti kadrolarının kurucu lideri ve seçilmiş cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'a selam olsun...

AK Parti konjonktürel siyasi şartlarda çıkmış bir siyasi parti değildir. Dönemsel bir parti değildir. Bir döneme bir kesime hitap eden bir parti değildir. Ak Parti bütün ulu erenlerin yolunu aydınlattığı kutlu bir yürüyüşün bugünkü tecessüm etmiş halidir. AK Parti milletin ta kendisidir. AK Parti millet idealinin ta kendisidir.

"O MİRAS BİZİM ŞEREFİMİZDİR"

Sayın Cumhurbaşkanım... Sayın Cumhurbaşkanımız bir veda kongresinden bahsettiler. Bu bir veda kongresi değil. Bir vefa kongresi bir ahitleşme kongresidir. Sayın Cumhurbaşkanımıza vefa borcumuzu ödüyoruz. Onun bıraktığı miras Ak Parti için şeref meselesidir. O miras bizim şerefimizdir ve sonuna kadar korunacaktır. Onun başı dik onurlu yürüyüşünün devamı için her türlü fedakarlığa hazır ve nazırdır.

İlelebet sürecek bu yürüyüşü devretmek ve AK Parti hareketini hedefe ulaştırmak için her şeyi yapmaya hazırız. Sayın Cumhurbaşkanım biz size borçluyuz. Çünkü bu partinin kurulmasına öncülük ettiniz. O Partiyi bir buçuk yılda iktidar yaptınız. Büyük başarılara öncülük ettiniz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu dönemde bu tarihi emaneti hakkıyla yerine getirdiğine şahitlik eder misiniz? Allah şahittir ki bundan sonra da bu kadrolar sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte bu yolda yürüyecektir.

"BU SAFLARA FİTNE SOKAMAYACAKLAR"

Hiçbir odak ve mahfil bu saflara fitne sokamayacaktır. Son 12 yıl içinde büyük bir restorasyon inşa ve ihya faaliyeti yaptık. Bundan 600 yıl önce 100 yaşında olan Devlet-i Aliyye büyük bir fetrete girmişti. Ak Parti hareketi sadece bir devleti, bir siyaseti, bir otoriteyi tesis üzere değil yeni bir medeniyet ihyası için ayağa kalktı. Bu ihyanın inşanın dokuz temel esası vardır. Bu dokuz alanda bu yürüyüş devam ediyor.

Yeni Türkiye'nin psikolojik altyapısı özgüvendir. 12 yılda büyük devrimler yapıldı. Ulaştırma, sağlık, tarım ve dış politikada büyük başarılar sağlandı. Bütün bu başarıların arkasındaki temel saik nedir diye sorulsa, denilecek şey özgüvendir.

"ŞU VEYA BU TAVRI ALIRSAK..."

Davos'ta sayın Cumhurbaşkanımızın başdanışmanıydım. Özgüvenimizin bir timsali olarak aslında o gün İstanbul'a geldiğimizde sayın Başbakanımız o gün bu özgüvenin işaretini vermişti. Bundan sonra hiçbir zaman şu veya bu tavrı alırsak şu ülke ne diyor diye düşünmeyeceğiz demişti. İşte bir milletin ayağa kalktığının simgesi budur. Bu özgüven bizde oldukça bunu harekete geçiren AK Parti kendine güvendikçe kimse dur diyemeyecek.

"BİZ BİR RÜYA GÖRÜYORUZ"

Yeni Türkiye’nin psikolojik temeli özgüvendir. Ulaşımda, sağlıkta büyük başarılar sağlandı.
Bu özgüven bizde oldukça, AK Parti kadroları kendine güvendikçe kimse bu yürüyüşe dur diyemeyecek. 2013’teki gezi olaylarının, 17-25 aralık kumpasları kuruldu. Çok şey söylediler.
‘Bunlar rüya görüyorlar’ dediler. Biz bir rüya görüyoruz, yeni bir Türkiye rüyası görüyoruz. Bu rüyayı göremeyenler utansın.

"ÇABUK BÜYÜ BİZE ADAM LAZIM"

30 Mart’ta mitinglere çıkarken bir baba 10 yaşındaki çocuğunu yanıma getirdi. 'Çabuk büyü bize adam lazım' dedim. O küçük çocuk 'Ben aradığınız adamım' dedi. O kardeşimizi 2053’te hayal ettim. Gencinden yaşlısından herkese adam gibi adamlar peşinde yürümek istiyor.

Milletin adamı cumhurbaşkanlığı makamında. AK Parti’nin en büyük başarısı bütün milleti tek bir yürek haline getirmiş olmasıdır. Çözüm sürecini başarıya ulaştırana kadar bize uyku haramdır. Bu fitne tohumları yok olana kadar omuz omuza gece gündüz çalışacağız. Bu irfanları bölmek için her türlü yolu denediler. Aziz milletimize tekrar ediyoruz. Bizim iktidar olduğumuz Türkiye’de kimse ötekileştirilmeyecek. Eşit vatandaşlık kanunu benimsenecektir.

"ÖYLE BİR KAMPANYA YÜRÜTÜLDÜ Kİ..."

Bizim tarihimiz merhamet tarihidir, şefkat tarihidir. İnsan onuru insanın eşref-i mahlukat olma özelliğinden gelir. Özgürlüğü garanti edilmemiş insanın onur duyması mümkün değil.
Hep özgürlük dedik. Şimdi bir kez daha söylüyoruz. Özgürlükler AK Parti sorumluluğu altındadır. Bir oyuna dikkat ediniz. Öyle bir kampanya yürütüldü ki. Sanki Türkiye’de demokrasiden uzaklaşma var gibi göstererek büyük iftiralar ortaya atıldı.

"AMİR OLAN MİLLETTİR"

Daha 2008’de en büyük partilerden biri kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Siyasi partilerin özgürlükleri son yollarda teminat altına alınabildi. Azınlık mallarının devri son 3 yılda gerçekleşti. Otoriter dedikleri cumhurbaşkanı bütün bu reformları gerçekleştirdi. Türkiye demokratikleşme hamlelerini son birkaç yılda gerçekleştirdi. Sandığı hafife alanlara bir cevap var. Bu millet ne zaman başı dara sıkıştığında sandığı bekledi. Hiç ümitlenmesinler. Sandığın emanetine sahip çıkacağız. AK Parti’nin en büyük devrimi millî irade devrimidir. Amir olan millettir. Yeni anayasa yeni Türkiye’nin önünü açacaktır.

"ŞANTAJ YAPMAK APAÇIK İHANETTİR"

Milletten gücünü alanların arasında ihtilaf çıkmaz heveslenmesinler. Dava arkadaşları arasında ihtilaf çıkmaz heveslenmesinler. Paralel devlet yapısı fetret isteyen bir yapıdır. Kim ve ne niyetle olursa olsun devlet otoritesinin parçalanmasına bir daha izin vermeyeceğiz. Milletin seçtiği siyasi otoriteye şantaj yapmak apaçık ihanettir. Bunlar ter dökmeden devleti ele geçirmek isteyen zihniyettir.

"MİLLETİN EMRİNDEYİZ"

Bürokrasiyi ele geçirmek isteyenler hiçbir şekilde devletimize nüfuz edemeyecekler. Milletin emrindeyiz. Bu millet hizmetine talip olanlar milletten devlet isteyecekler. En önemlisi ahlak restorasyonudur. İki kongre süreci yaşanıyor şu an. Bizim için siyaset ahlak ve erdem meselesidir. Güya otoriter dedikleri yapı içinde son derece ahlakî bir istişare süreci yaşandı.
Bu salondan çıkarken daha da birleşmiş, daha da bütünleşmiş şekilde çıkacağız.

"KARDEŞİMİZ OLSA ELİNİ KIRARIZ"

Sadakatimiz davamızadır. Bundan sonra musalla taşına kadar sürecek olan adresin adıdır AK Parti. Biz bir vefa hareketiyiz. Seçilmiş ve atanmış durumda olursa başbakan olarak vatandaşımıza uzanan, tüyü bitmemiş yetimin hakkına uzanacak eli kardeşimiz olsa kırarız.
2001’den mecali tükenmiş Türkiye’den her alanına yollar yapılmış Türkiye’ye gelinebilir miydi?

Bir takım dosyaları bekleterek 3 seçim öncesinde toplumun ortasına atarsanız bunun adına siyasi operasyon denir. Eline, diline, beline sahip ol diyeceğiz! Adaletin olmadığı devletin yaşaması mümkün değildir. Geçmişte bürokrasinin bir kesimiyle, 12 Eylül yargısını hatırlayın! Sağcısıyla, solcusuyla, dindarıyla biliyoruz. Yargı vicdanını kaybettiyse, adalet dairesinin dışına çıkmazsa ülke için yanlış yolların önünü açar.

"ÖYLE BİR HAVA ESTİRİLİYOR Kİ..."

Paralel devlet yapılanması içinde öyle bir network oluştu ki güven kalmadı. Devletin sırlarına sızılmaya çalışıldı. İş adamları, sanatçılar, siyasiler dinlendi. 12 Ekim’de HSYK seçimleri var. Öyle bir hava estiriliyor ki sanki cumhurbaşkanı seçiminden daha önemli. Eğer bu seçimlerde kendi otoritemizi kurarsak tek bir çevreye ait HSYK oluşturursak demokrasinin karşısında kılıç olur. Hiçbir kılıç milletin iradesinden güçlü değildir ve aşamaz. HSYK seçimlerine gereğinde fazla önem verilmemelidir. Vicdanına gücendiğimiz yargı mensupları böyle bir oyuna izin vermeyeceklerdir.

"BÜYÜK DOĞAL KAYNAKLARIMIZ YOK"

Hiç kimsenin tereddüdü olmasın. Yeni Türkiye’de 27 Mayıs mantığını kimse göremeyecek.
Geçmiş vesayet anlayışına nasıl karşı çıktıysak aynı kararla karşı çıkacağız. Dünyada hiçbir ülke medeniyet bakımından bizim ülkemiz kadar şanslı değildir, birikimli değildir. Bu ülke bu aziz topraklar kadimin bütün renklerini bünyesinde barındırırlar. Küreselleşmeyi de bizim kadar yakından yaşayan başka bir ülke yoktur. ‘Hasta adam’ olarak görülen ülkenin ayağa kalkmasını sağlayan bir ekonomik devrim gerçekleşti. Büyük doğal kaynaklarımız yok. Yüz milyarlarca Euro veren de yok. Hiçbir güç insan gücünden daha büyük değildir. Şimdi ikinci ekonomik sıçramanın eşiğindeyiz.

"BU TÜRKİYE ERDOĞAN'IN TÜRKİYE'SİDİR"

2001’de 84 olan büyükelçilik sayısı şu anda 117’ye çıktı. Hedef 2023’te ilk 10 ekonomi arasına girmek. Türkiye’nin hedefi stratejik bir hedeftir. 74 ülkeyle vizeleri kaldırdık. Dış ticaretin önünü açtık. Türkiye’nin AB hedefi kararlılıkla sürdürülecektir. Bizim dış politikamız insani, vicdanı diplomasiye dayanır. Türkiye’de yaşayanlar Türkiye’nin en anlama geldiğini tam olarak idrak edemeyebilirler. Afganistan’a sorun. Bütün gönül coğrafyalarında Türkiye’den beklenti büyüktür. Yıllarca eksen kayması dediler. İddialarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Gezi, 17-25 Aralık kampanyalarının bir tek anlamı vardır. Türkiye çok oldu, mevzilerine geri çekilsin. Eskiden olduğu gibi dış politika problemleriyle uğraşsın. Heveslenmesinler! Hiçbir mevziden geri çekilmeyeceğiz. Kardeş halkları yalnız bırakmayacağız. Bizim görevimiz ayağa kalkmaktır, elhamdülillah ayağa kalktık ve bu milleti bir adım geri kimse götüremeyecektir.

Bu Türkiye milletindir. Bu Türkiye dedef bir şiir okudu diye Pınarhisar cezaevine yürürken bugünleri hayal eden Erdoğan’ın Türkiye’sidir. Bundan sonra kimse siyasi kadrolara Menderes’e yapılan muameleyi yapamayacaktır. Allah yar ve yardımcımız olsun…"

Kaynak: Haberler.Com / Güncel

Ahmet Davutoğlu Avrupa Birliği Ak Parti Türkiye Politika Güncel Haberler

title