Adalet Komisyonu, Denetimli Serbestlik Kanunu'ndaki Değişiklik İçin Toplandı

22 Mart 2012 15:01

TBMM Adalet Komisyonu, Ahmet İyimaya başkanlığında toplandı.

Adalet Komisyonu, Denetimli Serbestlik Kanunu'ndaki Değişiklik İçin Toplandı
2

TBMM Adalet Komisyonu, Ahmet İyimaya başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısına Adalet Bakanı Sadullah Ergin de katıldı. Komisyon gündeminde yer alan 'Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı', Alt Komisyona sevk edildi. Gündemde yer alan 'Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın da görüşmelerine başlandı.

Tasarı üzerinde konuşan Adalet Bakanı Ergin, "Devletlerin en önemli görevlerinden biri toplumun suç ve suçludan korunması, suç işlendikten sonra meydana gelen zararların en kısa sürede giderilmesi ve yeniden suç işlenmesinin önlenmesidir. İdareler bu amaca uygun yöntem ve araçlar geliştirmelidir. Ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutuklularının ruh ve beden sağlığını koruyucu, geliştirici programları araştırarak uygulamak, psikolojik destek ve müdahale çalışmalarını yürütmek ne kadar önemli ise sanık ve hükümlülerin toplum içerisindeki uyum problemlerinin giderilmesine sosyal hayatlarına geri dönmelerine yardımcı olmak da o kadar önemlidir." dedi.

2005 yılında ceza ve adalet sisteminde yapılan düzenlemelerle hükümlülerin iyileştirildiğini ve topluma yönelik yeni müesseseler getirildiğini ifade eden Ergin, şunları ifade etti: "Tüm bu değişiklik ve düzenlemelerin yapılmasında AB'ye üyelik sürecinin yanı sıra demokratik toplum düzeninin gerektirdiği çağdaş ceza adalet sisteminin gerçekleşmesi ihtiyacı da önemli bir etkiye sahiptir. 2006-2011 yılları arasında mahkemeler toplam 436 bin 150 şüpheli, sanık ve hükümlünün toplum içerisinde denetim ve takiplerine yönelik verilen kararlar denetimli serbestlik müdürlüklerine gönderilmiştir. Bugün itibarıyla 108 bin 957 şüpheli, sanık ve hükümlü hakkındaki denetimli serbestlik yöntemiyle mahkeme kararlarının infazına devam edilmektedir."

Ceza süresini toplum içinde infaz eden hükümlülerin 'toplumsal dışlanmışlık' sebebiyle hükümlüyü suçlu kişilere ve suça götürdüğünü ve bu kişilerin yeniden cezaevine dönebildiklerine dikkat çeken Ergin, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Mevcut ceza sistemimize bakıldığında hapis cezalarının infazı kural olarak; kapalı ceza infaz kurumu, açık ceza infaz kurumu, koşullu salıverilme ve cezanın tamamlanması aşamalarından oluşmaktadır. Hükümlü kapalı infaz kurumunda belli bir süre kaldıktan sonra idari bir kararla açık ceza infaz kurumuna ayrılmakta, buradan ise hakim kararı ile koşullu olarak salıverilmektedir. Hapis cezalarının üçte ikisini ceza infaz kurumunda geçirdikten sonra koşullu salıverilerek kalan üçte birlik ceza süresini toplum içinde infaz eden hükümlüler topluma uyum sağlamada zorlanmaktadır. Hükümlüler önceki suç ortamlarından uzaklaşamadığı için tekrar suç işleyebilmekte ve hapsetmenin özel amacı gerçekleşmemektedir."

Hükümlünün iyileştirilmesine kendisinin de aktif olarak katıldığı toplum içinde uygulanacak gerekli tedbirlerle topluma yeniden kazandırmayı hedefleyen bir infaz sistemine ihtiyaç duyulduğunu belirten Ergin, denetimli serbestlik uygulanarak toplum içinde cezasının infazına karar verilen hükümlüler için tedbir olarak şu yükümlülükleri öngördüklerini ifade etti: "Kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma. Bir konut ya da bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulma. Belirlenen yer ve bölgelere gitmeme. Belirlenen programlara katılma."

Kanun tasarısı ile açık ceza infaz kurumu aşamasından sonra gelmek üzere açık ceza infaz kurumunda infaz edilecek cezanın son bir yılının denetimli serbestlik uygulanmak suretiyle toplum içerisinde infaz edileceği yeni bir infaz öngörüldüğünü ifade eden Ergin, "Hükümlülerin süresi yasaya göre belirlenen koşullu salıverilmeleri beklenilmeden ve koşullu salıverilmelerine hazırlanmaları bakımından denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüklerinin denetim ve takibinde belirlenen yükümlülüklere tabi olarak kontrollü bir şekilde topluma bırakılmaları amaçlanmaktadır." dedi.

Açık ceza infaz kurumunda altı ayını kesintisiz olarak iyi halli geçiren ve koşullu salıverilme tarihine bir yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin bu düzenlemeden yararlanacaklarını ve düzenlemenin af olmadığının altını çizen Ergin, tasarının kapsamını ise şöyle açıkladı: "Hükümlünün mahküm olduğu ceza süresinde bir değişiklik olmayacak, koşullu salıverme tarihi değişmeyecektir. Düzenleme mahkemelere yeni bir iş yüklemeyecek, dosyaların yeniden ele alınması gerekmeyecektir. Tasarıdaki geçici maddeyle, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan, açığa ayrılma hakkı olmasına rağmen kapasite yetersizliği, sağlık durumu, talep yokluğu gibi nedenlerle açığa ayrılmayan hükümlüler ile açık ceza infaz kurumunda bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az kalan iyi halli hükümlüler bir defaya mahsus olarak yararlanacak. "

Tasarının görüşmelerine devam ediliyor.