Adalet Bakanı
Mehmet Ali Şahin, kişilerin, düşüncelerini özgürce aktarmasından dolayı cezalandırılmasının eski dönemlerde kaldığını söyledi. Şahin, yargı organlarının da kimseden talimat almadığını ifade etti.
Antalya Ekolojik Parkı açılışına katılan Bakan Şahin, basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Şahin, gazetecilerin, "Ankara Milletvekili Haluk Özdalga, Başsavcı'nın, Anayasa yetkisinin dışında Cumhurbaşkanı'nın yargılanmasını talep ettiği için görevden alınmasını veya istifa etmesini istedi. Bir hukukçu ve Adalet Bakanı olarak bu süreç nereye gidecek ?" şeklindeki sorusuna muhatap oldu. Başsavcı'nın görevden alınmasıyla ilgili öneriyi bugün basından öğrendiğini dile getiren Şahin, bu konuyu incelemediğini, yargı mensuplarının kimseden talimat almadığını ifade etti.
"TÜRKİYE BÜTÜN BU SÜREÇLERİ GERİDE BIRAKACAK"
Şahin, "O bakımdan onların bağımsızlığı ve bağımsız hareket etmesi hukukun temel prensipleri içerisindedir. Onların açmış olduğu bir dava nedeniyle şikayete bağlı olarak haklarında bir soruşturma açılabilecek bir yol olduğu kanaatinde değilim. Bana göre, bunlarla uğraşmanın bir anlamı yok. Basına intikal ettiği kadarıyla iddianamede ileri sürülen içerikleri inceleyebilmiş değilim. Ancak çoğu gazete haberlerine dayanan, bir takım haberler konuşmalar ve beyanlar olduğu görülüyor. Artık kişilerin düşüncelerini açıkladıkları herhangi bir konuda fikir beyan ettikleri için cezalandırıldığı bir dönem geride kalmıştır. Çağdaş dünya insanları fikirleri ve düşünceleriyle yargılanmamaktadırlar. Ben Türkiye'nin bütün bu süreçleri geride bırakacağına inanıyorum" diye konuştu.
Bu davanın açılmasının Türkiye ve parlamentoya önemli bir fırsat sağladığını belirten Bakan Şahin, Türkiye'de yakın bir süreçte özellikle siyasetteki özgürlük alanının daha da genişletilerek neticeleneceğine inandığını söyledi. "İnanıyorum ki Türkiye çağdaş dünyada demokrasi ve siyasi standartlarını yakalamış olacak" diyen Şahin, Türkiye'nin geleceğiyle ilgili hiçbir endişeye gerek olmadığını belirtti.
Önemli mevkilerdeki kişilerin vehim ve önyargıyla hareket etmelerinin üzüntü verici olduğunu ifade eden Adalet Bakanı, "Özellikle çok önemli mercilere gelmiş ve hukukçu kimliği taşıyan arkadaşlarımızın buna azami riayet etmeleri gerekir" dedi.
"YARGI, ÜLKENİN EN ÇOK GÜVENİLEN KURUMU OLMALI"
Yargının, ülkenin en çok güvenilen kurumu olması gerektiğini hatırlatan Şahin, kamu vicdanında makes bulmayan bu türlü çalışmaların yargıyı olumsuz bir noktaya götürdüğünü belirtti. Şahin, şöyle devam etti:
"Böyle bir durumda en çok riayet etmesi gereken yargı mensuplarıdır. O bakımdan bu dava nedeniyle pazartesi günü piyasalarda acaba ne olacak ? Acaba piyasa çok ciddi bir tedirginliğe mi girecek ? tedirginliği var. Hiç kimse tedirgin olmasın. Geçen hafta başı olan pazartesi neyse yarınki pazartesi de aynı olacak. Bu dava bu nedenle hiçbir anlam ifade etmez."
Şahin, davanın "Çaldılar, çırptılar, yolsuzluk yaptılar" yerine, "Eğitim özgürlüğünün daha da geliştirilmesi, yüksek öğretim kurumlarında kimse eğitim hakkından geri kalmasın denildiği" için açılmasının anlamlı olduğunu vurguladı.
Hükümet ve Meclis'in işbaşında olduğunu hatırlatan Şahin, yola büyük bir adım ve gayretle devam ettiklerini kaydetti.