Haber Tarihi: 16 Mayıs 2008 Cuma Saat 14:35

92 Kişi Kene Isırmasından Öldü

Türkiye'de İlk Görüldüğü 2002 Yılından Bu Yana 92 Kişinin Kene Isırması Sonucu Hayatını Kaybettiğini Belirten Uzmanlar Uyardı.

Haber: 92 Kişi Kene Isırmasından Öldü

Türkiye'de ilk görüldüğü 2002 yılından bu yana 92 kişinin kene ısırması sonucu hayatını kaybettiğini belirten uzmanlar, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı konusunda dikatli olunması uyarısında bulunuyor.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Yasemin Coşkun, kenenin hastalığı 12-16 saat içerisinde hemen bulaştıramadığını aktardı. Bu nedenle ısırık durumunda hemen sağlık kuruluşuna gidilmesi gerektiğini ifade eden Coşkun, kenelerin aktif olduğu Nisan-Ekim döneminde daha fazla dikkatli olunması gerektiğine işaret etti. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin kene ısırmaları haricinde, kenelerin elle ezilmesi, hastaların vücut sıvıları ve kanıyla temas sonucuyla da bulaşabileceğini söyleyen Coşkun; "Kene ısırmalarından sonra hastalar derhal hastaneye başvurmalıdırlar. Erken tanı hastalığın seyri açısından çok önemlidir. Hastaneler şüphelenilen vakalarda hematolojik destek ve ilaç tedavisi vermektedir" dedi.

Coşkun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'ne yakalanma riskini en çok hayvancılık ve tarımla uğraşanların taşıdığını ifade ederek, bunun yanı sıra veterinerlerin, sağlık personellerinin, askerlerin ve kamp yapanların da yüksek risk grubunda olduklarını belirtti. Kene ısırmaları ve sonrasında alınacak önlemleri anlatan Coşkun, şöyle konuştu: "Kenelerin bulunabileceği yerlere giderken vücudun açık kısımlarına böcek kovucu (repellent) maddeler uygulanmalıdır. Bunun yanı sıra böcek öldürücü (insektisit/akaisit) emdirilmiş elbiseler giyilebilir. Kişisel önlemlerin yanı sıra bu tip alanlarda kene popülasyonunu azaltıcı ilaçlama çalışmaları da yapılmalıdır. Piknik mevsiminin başlamasıyla birlikte risk çok fazla arttı. Piknik alanlarına gidildiğinde uzun kollu giysiler giyilmeli. Evde de vücut kontrol edilmeli kene tespit edilirse el sürülmeden hemen sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır."

Coşkun, kene ısırmasına karşı tedbirler alındığı gibi ısırmalardan sonra da alınması gereken önlemler olduğunun altını çizerek şöyle devam etti: "Kene ısırığında, yapışan keneler kesinlikle öldürülmeden, ezilmeden, patlatılmadan ve ağız kısmı koparılmadan bir pensle düz olarak, döndürülmeden yavaşça çekilip alınmalıdır. Kene çıkarıldıktan sonra yara yeri bol sabunlu suyla yıkanmalıdır. Yara yeri daha sonra iyotlu bir antiseptikle silinmelidir. Kesinlikle çıplak elle keneye dokunulmamalı, kene üzerine alkol, kolonya, gazyağı gibi maddeler dökülmemeli, sigara veya ateşle uzaklaştırılmamalı."

Kene popülasyonunun tamamen ortadan kaldırılamayacağını hatırlatan Coşkun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı ile yaşamayı öğrenmek gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle noktaladı: "Hastalığın bulaşma şekline ve kenelerle karşılaşıldığında neler yapılmasıyla ilgili halkımızın bilgilendirilmesi çok önem taşımakta. Bu hastalığa karşı bir ilacın yüzde 100 etkili ve güvenilir olduğuna ilişkin kesin bir bilgi yok. Ama kimi hastalarda etkili olabileceği düşünülen, Dünya Sağlık Örgütü'nün de böyle bir kanaat belirttiği bir ilaç var. Ancak bu ilacın, bu hastalıkta alınmış bir ruhsatı da yok. Şu an ilacı olmayan bir hastalık gibi düşünmek zorundayız. Ancak hastalığın etkenine yönelik bir ilacımız yoksa bile, vücudun ona karşı koyması ve kendi direncini gösterebilmesi için bir süre de tanımak önemlidir."

(Cihan Haber Ajansı) 16.05.2008 14:35 [1356503] 10/10 (13 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12