Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te 5. Dünya Su Forumu Bölgesel toplantısı bu sabah başladı. Toplantıya; Türkiye, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan'dan yetkililer katılıyor.
Orta Asya'da iklim değişikliği ve su konularının görüşüldüğü toplantıda bir konuşma yapan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, ekonomik, stratejik ve kültürel açıdan çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan Türk Dünyası arasında başlayan dayanışmanın somut projelerle devam ettiğini ifade etti. Eroğlu, "Dünyadaki bütün Türklerin özgür ve müreffeh şekilde küresel bir güç haline gelmesi için aramızdaki bağları ve dayanışmayı sağlamlaştırmak zorundayız" dedi.
Dünya topraklarının yaklaşık yüzde dördünü kaplayan Orta Asya'nın, dünyanın toplam yenilenebilir su kaynaklarının yüzde birinden daha azına sahip olduğunu vurgulayan Eroğlu; Orta Asya'da su ile alakalı en önemli konunun, suyun korunması, dağıtılması ve kullanımı olduğunu söyledi. Veysel Eroğlu,su altyapısının iyileştirilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, ilgili tarafların iştirakleriyle mevcut kapasitenin geliştirilmesi için ülkelerimiz arasında daha iyi bir yönetişim ve bilgi ağının oluşturulmasına ihtiyaç olduğunu vurguladı. Eroğlu, "Su sektöründe daha iyi bir yönetim için devlet, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere bir ülkedeki ilgili bütün taraflar arasında olduğu kadar, ülkeler ve bölgeler arasında da uluslararası işbirliği imkânlarının artırılması gerekmektedir".dedi. Eroğlu, bu nedenle buradaki bölgesel toplantının ana konusunun Orta Asya'da İklim Değişikliği, Su Kaynakları Yönetimi, Yönetişim ve Kapasite Artırımı" olarak belirlendiğini söyledi.
Kişi başına düşen yıllık 1.500 m3 civarındaki su miktarı ile Orta Asya'ya benzer şekilde su azlığı yaşayan bir bölgede bulunan Türkiye'nin küresel ısınmanın potansiyel tesirleri bakımından risk grubu içinde yer aldığını ifade ederek Bakan Eroğlu, " İnsan faaliyetleri iklimi bugün geçmiştekinden daha hızlı değişmektedir." dedi.
İklim değişikliği ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kuraklık karşısında takınılacak en gerçekçi tavırın; değişen şartlar altında üretim yapmayı, suyu ve toprağı doğru kullanmayı öğrenmek olduğunu vurgulayan Bakan Eroğlu," Özellikle sulamada tasarruf sağlanması, hem su hem de toprak kaynaklarının korunması bakımından bir gerekliliktir. Çünkü dünya genelinde suyun çok büyük bir bölümü zirai sulama için harcanmaktadır." ifadesini kullandı.
Bakan Eroğlu, bir havzanın yağmuru, havası, suyu ve toprağıyla bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekliliğini vurgulayarak."Biz havzalarda koruma faaliyetlerini bu ilkeye göre yapıyor, herhangi bir kuraklıkta şehirlerin susuz kalmaması için de Entegre Havza Yönetimi yaklaşımını uyguluyoruz. Bu yaklaşım çerçevesinde gerektiğinde havzalar arası su transferiyle, insanlara ihtiyaç duydukları yer ve zamanda su sağlıyoruz." dedi.
Küresel ısınma açısından önem taşıyan sera gazı emisyonlarının azaltılması konusunda bir yükümlülükleri olmadığı halde, temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verdiklerini de ifade eden Bakan Eroğlu, orman varlığını arttırmak için çeşitli çalışmalarda bulunduklarını da vurguladı.