"4. Türk-italyan Forumu"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye'nin, Avrupa'nın Tarihi, Siyasi ve Kültürel Coğrafyasının Ayrılmaz Bir Parçası Olduğunu Belirterek, "AB, Türkiye'yi Üyeliğe Kabul Etmesinden Sonra Gerçek Anlamda Bir Küresel Güç Haline Gelecektir" Dedi.

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye'nin, Avrupa'nın tarihi, siyasi ve kültürel coğrafyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, "AB, Türkiye'yi üyeliğe kabul etmesinden sonra gerçek anlamda bir küresel güç haline gelecektir" dedi.

Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi, İtalya Jeopolitik Düşünce Dergisi ve İtalyan Unicredit Bankası'nın işbirliğiyle düzenlenen "4. Türk-İtalyan Forumu" Conrad Oteli'nde başladı. Formun açılış konuşmasını Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan yaptı. Babacan, Türk-İtalyan Forumu'nun, her iki taraftan seçkin katılımcılar arasında duygu ve düşünce birliğinin oluşturulmasına ve sürdürülmesine imkan tanıyan ortak bir aile haline geldiğini dile getirerek, "Türk-İtalyan forumları artık

bir başarı öyküsü oluşturmaktadır. Türkler ve İtalyanların ortaklaşa paylaştıkları duygu ve düşüncelerin kökleri, tarihin derinliklerine kadar uzanıyor. Tarihi bulgular, Anadolu ve İtalya arasındaki ilişkilerde birbirini tamamlayıcı sıcak bağların egemen olduğunu ortaya koyuyor. Roma İmparatorluğu ile Anadolu'nun birleşmesi sonucunda Avrupa, jeopolitik ve jeokültürel olarak doğal sınırlara kavuşuyor" diye konuştu.

Bu birleşmenin Roma İmparatorluğu'nu küresel bir güç haline getirdiğini dile getiren Babacan, tarihte halkın bu birleşmeyi, "Bütün yollar İstanbul'dan çıkar, bütün yollar Roma'ya varır" şeklinde bir özdeyişle tamamladığını söyledi.

Bu özdeyişin aynı zamanda Avrupa coğrafyasının da iskeletini ortaya koyduğunu belirten Babacan, "Bu tarihi gerçek günümüzde de ister istemez Türkiye'nin AB ilişkileri konusunda anlamlı bir sonuca götürüyor. AB, Türkiye'yi üyeliğe kabul etmesinden sonra gerçek anlamda bir küresel güç haline gelecektir. Türkiye, Avrupa'nın tarihi, siyasi ve kültürel coğrafyasının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu bakımdan Türkiye'yi AB içinde görmek istemeyen bazı çevrelerin bu coğrafyanın doğal dinamiklerini değiştirme

şansı bulunmamaktadır" diye konuştu.

Antik çağda Anadolu'nun Efes ve Milet gibi şehirlerinin pek çok sayıda düşünür ve sanatçıyı barındırmış olmasının önemine değinen Babacan, bunun sebebini Avrupa'nın temel değerlerinin Anadolu kültür güneşinin ışınlarından yaşam kaynağı bulduğunu söyleyerek anlattı.

Avrupa'nın bugün de fikir, sanat, kültür gibi bir çok alanda yeni hamleler yapmasında ve yeni ufuklar açılmasında Anadolu'ya, yani Türkiye'ye ihtiyacı bulunduğuna inandığını söyleyen Babacan, kültür tarihinde renkli ve canlı alışverişlerin söz konusu olduğunda sınırların anlamını yitirdiğini belirtti.

Rönesans ve aydınlanma çağının pırıltısını taşıyan Avrupa'nın, diğer kültürleri dışlamak yerine bunların ışık ve renklerini içine almasına izin vermesi gerektiğini düşündüğünü vurgulayan Babacan, "Bu anlamda Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin sağlayacağı katkılar evrensel düzeyde yankı bulacaktır. Avrupa tarihinden Osmanlı İmparatorluğu çıkarıldığında geçmişte Avrupa'yı hatırlamak mümkün dahi olamamaktadır" ifadelerini kullandı.

(İST-RA-ÖK-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı