21.Yüzyılda Türkiye'de Kadının Yeri Ve Eğitim

Kadın Hakları, Kadının Toplumdaki Yeri Ve Önemi Hakkında Yerine Oturmayan Dengeler Mevcut. 21.Yy Dünyasında Kadınların Toplumdaki Etkin Statüsü Birçok Ülkede Kabul Edilmiştir.

21.Yüzyılda Türkiye'de Kadının Yeri Ve Eğitim

Kadın hakları, kadının toplumdaki yeri ve önemi hakkında yerine oturmayan dengeler mevcut. 21.yy dünyasında kadınların toplumdaki etkin statüsü birçok ülkede kabul edilmiştir.

Ülkemizde ise hala bunun üzerine tartışmaların olması, yapılan çalışmaların görülmemesi, kadına hak ettiği değerin verilmemesi ve şiddete maruz kalması, kadın gücü ve başarısının sözde kabul edilmekle birlikte gerçekte kabul edilmeyişi ülkemizi diğer ülkeler karşısında yanlış düşüncelere itmekte ve dış dünya penceresinden bakıldığında Türk kadınına İran modeli yakıştırılmaktadır.

21.yy Türkiye'sinde bugüne kadar iktidara gelen ya da iktidarı paylaşan tüm hükümetler kadının toplumdaki yerini ve önemini tam olarak gösterememiş, mevcut sorunları çözememiş ve kadına şiddet oranını düşürememiştir. Aksine şiddete maruz kalan kadın sayısı hızla yükselmektedir. %90'lara ulaşan psikolojik şiddet, %42 oranla fiziksel şiddet ve %20 oranla cinsel istismar kadınımızın toplumdaki yeri ve öneminin nerde olduğunu göstermektedir. Aile içi şiddete maruz kalan kadınların %48 i ekonomik özgürlüğü olmadığından dolayı buna tepkisiz kalmakta ve bu şiddete katlanmaya devam etmektedir.

Her şeyin temeli eğitimdir. Yeterli eğitimi almayan veya okutulmayan geçmişin kız çocukları, şimdinin kadınları eğitim eksikliğinin ve bir meslek sahibi olamamanın bedelini maruz kaldıkları şiddete katlanmakla ödemektedir.

Metropol şehirlerde ekonomik özgürlüğüne kavuşmuş olan kadınlarımız şiddete dur diyebilme özgürlüğüne sahipken, Doğu'da ise durum bu özgürlükten yoksundur. Okutulmamış, aile içi şiddete ve çocuk şiddetine maruz kalarak büyümüş kız çocukları, erken yaşta da evlendirilerek kaderlerine terk edilmiştir.

Kadın haklarının olmadığı yerde İnsan haklarından söz edilemez. Kadınların olmadığı her oluşum eksiktir. Aileyi düzenleyen bir arada tutmaya çalışan kadın, düzenin temsilcisidir. Kadın haklarına yeterli önemin verilmeyişi ve mevcut hakların ise geçersiz kabul edildiği bir toplumda, 21.yy Türkiye'sinde kadınımız artık hak ettiği yere konmalı ve kadın hakları öncelikli konumda tutulmalıdır.

Sözde kadın haklarından bahseden iktidarlar icraata gelince susmuşlardır. Kurulan dernekler, yapılan sempozyumlar, toplantılar ve daha birçok oluşum sadece kağıt üstünde kabul edilmekle birlikte, gerçekte dışlanmakta ve destek görmemektedir.

Biz TÜRKİYE PARTİSİ olarak ÖNCE İNSAN diyoruz. Her şeyin temeli Eğitimdir diyoruz. Her çocuk okumalı her kız çocuğu okutulmalı diyoruz. Kadınların olmadığı her oluşum eksiktir ve gelişimden acizdir diyoruz.

TÜRKİYE PARTİSİ Genel Başkanı Sn. Doç. Dr. ABDÜLLATİF ŞENER "kadınların siyasete katılımı artırılmalıdır" diyor. Parti teşkilatlanmalarında kadınlara verdiği önemi ve önceliği gösteren TÜRKİYE PARTİSİ yaptığı atamalarla dikkatleri çekmeye devam etmektedir.

Bir diğer önemli konu ise Türk Eğitim sisteminin acil olarak yeniden yapılanmaya ve iyileştirilmeye ihtiyacı vardır. Okullara uyarlanması gündemde olan teknolojik gelişimler sadece materyalden ibarettir. Ders kitapları içeriklerinin yeniden ele alınması gerekmektedir. Ücretsiz dağıtılan ama içeriği yanlış ve eksik bilgilerden ibaret olan ders kitaplarının öğrencilere ne kadar doğru eğitim sağladığını, her geçen gün sayıları artan dershaneler zinciri ile görmekteyiz. Yeterli eğitim sisteminin olmadığı ülkelerde dershaneler zinciri oluşur.

İşsizlik oranının çığ gibi büyüdüğü bir ülkede geçim sıkıntısı içinde ayakta kalma savaşı veren aileler, çocuklarının ödeyemedikleri dershane aidatları ile icralık olmaktadır. Geçmiş yıllara dönüp baktığımızda, hatta kendi öğrencilik dönemlerimize baktığımızda aradaki farkı çok net görebiliriz.

Bizler eski eğitim sisteminden yetişmiş kişiler olarak bugünkü eğitim sistemini çok rahat analiz edebiliriz. Dershanelere karşı değiliz ama adım başı açılan ve resmen rant sistemine dönüşen dershaneciliğe karşıyız. Bu konuda acil olarak bir düzenleme yapılması gerekmektedir. Verdiği eğitime güvenen bir ülkede dershanelere ihtiyaç sayısı düşer.

Atamaları yapılmayan öğretmenlerinde içinde bulunduğu işsizlik ordusunda, adım başı dershanelerle sorun çözülemez ve her geçen gün işsizlik oranı daha da büyümektedir. Binlerce öğrenci ve okul öğretmensizken okullara teknolojik materyal yapılanmasından bahsetmek ise oldukça düşündürücüdür!

Eğitim eksikliği, cehalet ve işsizlik ile bunalan halkın yaşam psikolojisi zarar görmüş ve her türlü şiddet oranı artmıştır.







Reklam
21 yüzyılda kadın hakları