2008 Yılı Bütçe Görüşmeleri

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkan Vekili Prof. Dr. İsa Eşme, YÖK Bütçesinde Sanal Bir Artış Görüldüğünü Söyledi.

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkan Vekili Prof. Dr. İsa Eşme, YÖK bütçesinde sanal bir artış görüldüğünü söyledi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2008 yılı bütçesi ele alınıyor. Komisyon bugün Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK bağlı üniversitelerin bütçesini ele alıyor. YÖK bütçesinin sunumunu yapan Eşme, 85'i devlet, 30'u vakıf olmak üzere üniversite sayısının 115'e çıktığını belirterek, son yıllarda üniversite sayısının hızla artmasına karşılık, öğretim üyesi yetiştirmek üzere YÖK'e verilen yurtdışı burs kontenjanının azaltıldığını ifade etti. YÖK ve üniversitelerle ilgili suçlamaların doğru olmadığını söyleyen Eşme,

2006 yılında Hacettepe ve İstanbul üniversitelerinin, 2007 yılında ise Bilkent, Çukurova, İstanbul Teknik, İstanbul ve Sabancı üniversitelerinin ilk 500'e girdiğine dikkat çekti. YÖK Başkan Vekili Prof. Eşme, üniversitelerin akademik performansını daha iyi değerlendiren, daha çok itibar edilen kuruluşun ABD'deki Bilimsel Bilgi Enstitüsü olduğuna dikkati çekerek, bu enstitü raporlarına göre Türk üniversitelerinin toplam makale üretme sayısı açısından 1981'de 41. sırada olan yerinin, 1990'da 40, 1995'de 34,

2000'de 25, 2005'te 20 ve 2006'da 19. sıraya yükseldiğini belirtti.

Eşme, üniversitelerin yayın sayısının 1981-2005 arasında 25 kat, yayınlara uluslararası atıfların ise 46 kat arttığına işaret ederek, Avrupa yükseköğretim sisteminin yapısında bir bütünselliğe gidilmesi için başlatılan 'Bologna Süreci'ne göre de üniversitelerin performansının iyi olduğunu söyledi. Eşme, "Gerek Bologna Süreci'ndeki performans, gerekse ilk 500'e girme durumumuz, nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan coğrafyada Türkiye'nin bu başarısı başka bir ülkede bulunmamaktadır. Bu bölgede ilk 500'e

giren tüm üniversiteler Türkiye'dedir. 19. sırada olan tek ülke Türkiye'dir. 2002-2008 yılları arasında bütçe rakamlarına bakıldığında YÖK'ün bütçesi zannedildiği kadar artış göstermedi. 2005 yılından itibaren döner sermaye ile diğer gelirler bütçeye dahil edildi ve bu nedenle YÖK bütçesinde sanal bir artış görüldü. Bizim için önemli bir parametre, YÖK bütçesinin MEB bütçesi içindeki oranıdır. 2002 yılında yüzde 25 olan bu oran, 2008'de yüzde 19.7'ye düştü" dedi.

Türkiye'nin en büyük sorunlarından birisinin de üniversite önündeki yığılma olduğuna işaret eden İsa Eşme, "Bu yığılma, ÖSS'yi çok önemli hale getirdi. ÖSS'nin önemli olması da ortaöğretim sistemini felç etti. Bunun aşılmasının tek yolu, üniversitelere kapasite oluşturmaktır. Kapasite oluşturmanın bir yolu üniversite açmaktır ama yeni üniversite açmadan önce öğretim üyesi yetiştirmezsek, alt yapıyı oluşturmazsak kapasite artırımını sağlayamıyoruz. Yeni 32 üniversite açıldı ama yeni bir kapasite artışı

sağlayamadık. Yeni açılan üniversitelerimizde şu anda 4 bin civarında öğretim görevlisi var. Gazetelere ilan veriyorlar, 19 bin civarında öğretim elemanına ihtiyaç var. Öğretim elemanı kolay yetiştirilemiyor. Araştırma görevlisi kadroları 4 binlerden binlere indirilmek yerine, 5, 10, 15 binlere çıkarılmış olsaydı, 4-5 yıl içinde öğretim üyelerini yetiştirirdik ve bugün üniversitelerimizde öğretim üyesi sıkıntısı olmazdı" şeklinde konuştu.

Eşme, üniversitelerde bugün önemli ölçüde kadro sorunu yaşandığını da sözlerine ekledi.

(AU-MAY-NÇ-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı