Cihan Haber Ajansı [1652863]
12 Gün Savunma Yapan Kerinçsiz'in Çapraz Sorgusu 4,5 Saatte Bitti
Ergenekon Davasının Tutuklu Sanığı Kemal Kerinçsiz, Savunmasını 12'nci Gününde Tamamlarken Savunmasının Ardından Yaklaşık 4,5 Saat Süren Çapraz Sorgusunda Soruların Büyük Çoğunluğunu Cumhuriyet Savcıları Sordu.
Ergenekon davasının tutuklu sanığı Kemal Kerinçsiz, savunmasını 12'nci gününde tamamlarken savunmasının ardından yaklaşık 4,5 saat süren çapraz sorgusunda soruların büyük çoğunluğunu cumhuriyet savcıları sordu. Mahkeme Başkanı Köksal Şengün'ün, savcılık ve mahkemede verdiği savunmalarını okumasının ardından Savcı Mehmet Ali Pekgüzel'in sorularıyla Kemal Kerinçsiz'in çapraz sorgusuna geçildi. Pekgüzel'in, Milli Güç sitesinde yazarlar arasında Kemal Kerinçsiz, Sevgi Erenerol ve Şener Eruygur'un isminin yer aldığını hatırlatması üzerine Kerinçsiz, "O sitenin editörü Muammer Karabulut idi ve genellikle Milli Güç Platformu'nun haberlerini yayınlardı" dedi. Cumhuriyet savcısının sorusu üzerine Turhan Çömez'i Azerbaycan hükümetinin davetlisi olarak gittiği bir toplantıda gördüğünü belirten Kerinçsiz, Şener Eruygur ile bir miting sırasında tokalaştıklarını, Tuncer Kılınç'ı hiç tanımadığını söyledi. Sanık Muzaffer Tekin ile 2006 Nisan ayında Beyazıt'taki Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'i anma töreninde tanıştıklarını belirten Kerinçsiz, "Ondan önce 9 Mart 2006'da Galatasaray Lisesi önünde düzenlediğimiz etkinliğe katılmış ama o zaman beni onu tanımıyordum. Onun haricinde hiç karşılaşmadık. Beyazıt'taki etkinliğe de herkes bireysel olarak gelmişti. Muzaffer Tekin'in bir grubu yoktu. Kimse orada birbirini tanıştırmadı. Muzaffer Tekin ile tesadüfen tanıştık ve tokalaştık" şeklinde konuştu. Cumhuriyet Savcısı Pekgüzel, "Muzaffer Tekin'in, sizin yöneticisi bulunduğunuz derneklerde üyeliği ya da yöneticiliği bulunmadığını söylediniz. Ancak sizin düzenlediğiniz bir basın açıklaması metninin altında imzası bulunuyor. Bu konuda bilginiz nedir?" diye sordu. Hakim ve savcıların Bahçeşehir Üniversitesi ile bir organizasyon düzenlediklerini hatırlatan Kerinçsiz, "Biz hakim ve savcılara yabancı bir kurumun eğitim vermesinin doğru olmadığını belirterek dava açtık. Basın açıklaması yaptık. Bizim bu çalışmamız, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve şahıslar tarafından da desteklendi. Metnin altında 50-60 imza bulunuyordu. Muzaffer Tekin de bu şekilde imza atanlar arasında olabilir" şeklinde cevap verdi. Savcı Pekgüzel tarafından, Büyük Hukukçular Birliği'nde aralarında geçen bir tartışmanın ardından Oktay Yıldırım'ın hastaneye kaldırıldığının iddia edildiği hatırlatılınca Kerinçsiz, "Benim o tür bir şiddeti yapmam mümkün değildir. Olayın ardından ben de hemen hastaneye gittim. Kaşı yarılmıştı. Hastanede sert bir tartışma yaşanınca olay büyümesin diye hastaneden ayrıldım ve bir daha da görüşmedim. Bu konuyla alakalı Muzaffer Tekin'i aramadım da bilgi vermedim de" diye konuştu. Sanık Bekir Öztürk ile telefonla tanıştıklarını ama tam tarihini hatırlayamadığını belirten Kerinçsiz, "Yüz yüze ilk görüşmemiz ise 2006 Nisan ayında olmuştur. Bana göre 2 kez, Bekir Bey'e göre üç kez yüz yüze görüşmüşüzdür. 5 Kasım 2006'dan itibaren cezaevine girene kadar da aramızdaki husumetten dolayı tek bir görüşmemiz olmadı" dedi. Oktay Yıldırım, Bekir Öztürk ve Behiç Gürcihan ile aralarında geçmişe dayalı bir dostluk olmadığını belirten Kerinçsiz, ''Aramızda yoğun bir ilişki yoktu. Oktay Yıldırım'ı gazi olarak bilirim. Etkinliklere bu gazilik sıfatıyla katılmıştır. Kişi olarak birlikte olamayacağınızı anladığınız insanlarla yollarınızı ayırırsınız'' şeklinde konuştu. Halil Behiç Gürcihan'ı STK'ların düzenlediği birkaç etkinlikte görmüş olabileceğini belirten Kerinçsiz, "Çok yoğun ilişkimiz olmadı. Aramızda bir soğukluk vardır. 2006'daki kavga olayından sonra internet sitelerine benim aleyhime yazılar yazıp, göndermiştir. Bir samimiyetim ve dostluğum yoktur" dedi. Savcı Pekgüzel, "Size bazı isimler sayacağım. Bunları tek tek tanıyıp tanımadığınızı ve tanıyorsanız nasıl tanıştığınızı, irtibatınızı söyler misiniz?" diye sordu. Kemal Kerinçsiz, isimlerden ilki olan Ahmet Hurşit Tolon'u sadece Eminönü'nde Turgut Özakman'ın bir konferansı sırasında gördüğünü, ama tanışmadıklarını söyledi. Tolon'un elini dahi sıkmadığını belirten Kerinçsiz, "Kendisiyle bir telefon görüşmemiz görünüyor ama ben bir kez bile görüşmedim" şeklinde cevap verdi. Bu esnada Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, Savcı Pekgüzel'i, "Bu sorular diğer dosyanın soruları. Daha sonra sorarsınız" şeklinde uyardı. Kerinçsiz, "Benim için sorun değil. Rahatlıkla cevaplayabilirim" diye cevap verdi. Bunun üzerine Savcı Pekgüzel, bu isimleri okumaktan vazgeçti, ancak diğer dosyanın sanıkları arasında yer alan Mustafa Özbek ve Levent Temiz ile olan ilişkisini sordu. Başkanlığını Mustafa Özbek'in yaptığı "Türkiyem" topluluğunun yürütme kurulunda 2 ay hukuk bürosunda çalıştığını belirten Kerinçsiz, "Topluma açılım gerçekleşti. Halk içinde sempati görünce yönetim, siyasallaşma kararı aldı. Ben de bu karara karşı çıktım. Bir süre daha STK olarak faaliyetlerine devam etmelerini istedim. Ancak kabul edilmeyince ben de ayrıldım" dedi. Savcı Pekgüzel, "Büyük Hukukçular Birliği'nin yönetim kurulu toplantısına yabancı hiç kimsenin katılmadığını söylüyorsunuz. Ancak Levent Temiz, savcılık ifadesinde bu toplantılara Oktay Yıldırım, Halil Behiç Gürcihan ve Güler Kömürcü'nün katıldığını söylüyor. Açıklar mısınız?" diye sordu. Kerinçsiz de "Güler Kömürcü basın mensubu olarak beni aramıştır. Basınla ilgili haber konusu olabilecek etkinlikler konusunda görüşmüşüzdür. Levent Temiz'in, Güler Kömürcü'nün Büyük Hukukçular Birliği yönetim kurulu toplantılarına katıldığı yönündeki ifadesi doğru değildir. Bu toplantılar, sivil toplum örgütlerinin yapacakları etkinliklerden önce bir araya geldikleri toplantılardır. Her toplantı, farklı bir STK merkezinde yapılırdı. Güler Kömürcü ve Zekeriya Öztürk, bırakın Büyük Hukukçular Birliği'ne girmeyi, yerini dahi bilmez. Levent Temiz'in ifadesinin nasıl alındığını ben de biliyorum. Sorguyu siz yaptınız. Sizin tavrınız nedeniyle müdafisi sorgunun yarısında odanızı terk etmiştir" cevabını verdi. Bunun üzerine Savcı Pekgüzel, "Kendisi de bir avukat. Üç müdafi eşliğinde ifadesi alındı. Hiç kimse de sorguyu terk etmedi" dedi. Daha sonra Kerinçsiz, "Levent Temiz'in bu konudaki ifadelerini kabul etmiyorum. Çünkü aramızda husumet vardı. Büyük Güç Birliği Platformunun Başkanı olmak istiyordu. Ben şahsen onun başkan olmasını istemedim. Zor ve sorunları olan bir insandır. Bir derneğin başkanlığını yürütecek yapıda birisi değildir. Bu nedenle bu ifadelerinin tamamen husumetten kaynaklandığını düşünüyorum" dedi. Savcı Pekgüzel'in, "Veli Küçük ile tanışmanız ve ilişki boyutunuz nedir? Kendisinde ele geçirilen belgelerden birinde sizin parafınız bulunan bir belge ele geçirilmiş. Bunla alakalı bilginiz nedir?" şeklindeki soruya Kerinçsiz, "Veli Küçük, fazla samimi olduğum bir insan değildi. Keşke samimi olabilseydik. Yollarımız hiç kesişmedi. Saygın bir paşadır. Sadece iki üç toplantıda karşılaştık. Kendisiyle hiçbir irtibat kurmadım. Bizim etkinliklerimiz, açtığımız davalarımız, duruşma günleri internet sitemizden yayınlanır. Ben Veli Küçük'e bu konularla ilgili hiçbir bilgi göndermedim, vermedim. Siteden bu bilgileri rahatlıkla alabilirler. Veli Küçük'ten çıkan belgeler de bu siteden alınmış olabilir" şeklinde konuştu. Savcı Pekgüzel'in, "Ergun Poyraz ile ilişkinizden bahseder misiniz? Derneğiniz aracılığıyla kendisine ödül verildiği iddia ediliyor" şeklindeki sözleri üzerine Kerinçsiz, "Ergün Poyraz, Necip Hablemitoğlu'nun çok yakın arkadaşıydı. Hablemitoğlu için düzenleyeceğimiz etkinlikte neler yapabiliriz diye kendisiyle görüştüm. Poyraz'a, 'Musa'nın çocukları' ve 'Musa'nın gülü' adlı kitaplarından dolayı STK'lar olarak bir ödül vermek istedik ancak cezaevine girdiği için ödülünü veremedik. Ergün Poyraz, bize 'Bana böyle bir ödül verin' diye telkinde bulunmamıştır. Bu, tamamen bizim insiyatifimizdir. Biz uygun gördük." dedi. Kerinçsiz, tutuksuz sanıklardan Kemal Alemdaroğlu'nu tanımadığını, hiçbir telefon görüşmesinin dahi olmadığını, birlikte hiçbir etkinlik yapmadıklarını söyledi. Türk Ortadoks Patrikahanesi'nde sadece paskalya, ölüm ve anma günlerinde toplantı yapıldığını belirten Kerinçsiz, bunların dışında özel bir toplantı düzenlenmediğini ifade etti. Savcının, "Tutuksuz sanık Atilla Aksu ile yaptığınız bir telefon görüşmesinde Adnan Menderes ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında bir benzerlik kuruyorsunuz" şeklindeki sözünü hatırlatarak Kerinçsiz'den açıklamasını istedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında 7 yolsuzluk dosyası bulunduğuna dikkat çeken Kerinçsiz, "Sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma dosyaları bulunuyor. Ancak dokunulmazlığı nedeniyle dava açılmadan dosyalar bekletiliyor. 'Adnan Menderes'in durumundan daha ağır durumda' olduğunu söyledim. Hukuksal görüşümdür. Dokunulmazlığı kaldırıldıktan sonra bunlardan da yargılanacak. Bu benim düşüncem. Ancak kimsenin asılmasını istemiyorum. İdam cezası da kaldırılmıştır" dedi. Kerinçsiz, Danıştay saldırısından sonra Mehmet Zekeriya Öztürk'ün, gözaltına alınması nedeniyle kendisini aradığını ifade etti. Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın'ın sorusu üzerine, yüksek lisans yaptığını, doktoraya da başladığını belirten Kerinçsiz, işlerinin yoğunluğu nedeniyle üniversitede kalmadığını, kazanmasına rağmen de aynı nedenlerle savcı olmadığını söyledi. Savcı Taşkın'ın, Danıştay davasının sanıklarından Alparslan Aslan ve Osman Yıldırım'ı tanıyıp tanımadığı şeklindeki soruya Kerinçsiz, "Siyasi düşünceme ters. Bu kişilerle işim olmaz. Bu tür gruplarla sokakta bile yan yana geçtiğimi hatırlamıyorum. Hiçbir etkinlikte bulunmadım'' diye konuştu. "Büyük Hukukçular Birliği'nin açtığı davalar sonrasında yaptığınız basın açıklamalarındaki tavırlarınızla suç işlediğinizi düşündünüz mü, açıklamalarınızın kalabalık olması için çabaladınız mı?" sorusuna da Kerinçsiz, Hrant Dink ve Elif Şafak davaları başlamadan tek satır açıklama yapmadığını ifade ederek, davalar bittikten sonra 3 dakikalık bir bilgilendirme yaptıklarını, bunların açıklama olmadığını söyledi. Kerinçsiz, ''Irkına hakaret edilen insanlar tepkisini koyabilir. Bu hak arama kapsamında değerlendirilmeli. Tahrik içeren davranış ve tavırları asla tasvip etmem'' dedi. Kerinçsiz, "Taksim'deki Azerbaycanlılar mitingine gittiğimde iki ayrı grup vardı. Veli Küçük bir tarafta duruyordu. Muzaffer Tekin ile Sevgi Erenerol diğer tarafta. Çünkü ikisinin arası açıktı. Burada barıştılar. O olaydan sonra verdiği beyanat nedeniyle araları açılmıştı" diye sözlerine devam etti. Hrant Dink ile bir çok panel ve televizyon programına katıldıklarını belirten Kerinçsiz, "Hrant Dink ile tartışmalarımız vardı ama hepsi de hukuksal tartışmalardı" şeklinde konuştu. Savcıların sorularından sonra tutuklu sanık Veli Küçük de, Savcı Pekgüzel'in gösterdiği, kendisi ile Kerinçsiz'in de yer aldığı fotoğrafa açıklık getireceğini söyledi. Avrupa ve Amerika'da bulunan Dünya Azerbaycanlılar grubunun (DAK) yetkililerini İstanbul'a davet ettiğini belirten Küçük, "Kumburgaz'daki Princess Otel'de 2 gün süren bir toplantı düzenlendi. Davetim üzerine Sevgi Erenerol ve Kemal Kerinçsiz de bir süre toplantıda bulundu. Ben de teşekkür ettim, birlikte fotoğraf çektirdik. Savcı beyin gösterdiği fotoğraf, DAK toplantısı sırasında çekilen fotoğraftır" diye konuştu. (CİHAN)
| 6/10 (11 kişi) |
-
Başbakan Memur Zammında Son Sözü Söyledi
Memur konfederasyonları Başbakan Erdoğan'dan da umduğunu bulamadı.
-
Video
Survivor'dan Hangi Ünlü Elendi?
Survivor yarışmasında bu hafta adaya veda eden yarışmacı belli oldu. İşte Survivor da bu hafta...
-
Video
Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'nde Yok!
Fenerbahçe'ye şok! Gelecek sezon Voleybol Kadınlar Şampiyonlar Ligi'nde Fenerbahçe'nin yerine...
-
Video
Yol Ayrıldı! Haliç Köprüsü Kapatıldı
Haliç Köprüsü'nün orta şeridi Balat girişindeki ayrılma nedeniyle Mecidiyeköy istikametinde...
-
Video
3 Subayın Şehit Olduğu Olayda Skandal!
Hatay Dörtyol'da 3 subayın şehit olduğu PKK saldırısının ayrıntıları netleşiyor.
-
Video
Uludere'de Saldırı Emrini Kim Verdi?
Başbakan Erdoğan, 34 sivilin öldüğü Uludere operasyonuyla ilgili, bugüne kadarki en net açıklamayı...









