Haber Tarihi: 10 Ocak 2012 Salı Saat 16:51
Cihan Haber Ajansı  [3255763]

12 Eylül İddianamesinde Çarpıcı Gelişme

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede, onlarca delil dosyaya girdi.

Haber: 12 Eylül İddianamesinde Çarpıcı Gelişme

12 Eylül 1980 askeri darbesine ilişkin hazırlanan ve Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede, onlarca delil dosyaya girdi.

12 Eylül askeri darbesine ilişkin olarak Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakkında hazırlanan iddianamede, 1 Mayıs 1977'de Taksim'de yaşanan olay, 16 Mart katliamı, bazı kişilere gönderilen bombalı paketler, Sivas, Kahramanmaraş ve Çorum'daki olaylar, Fatsa operasyonu, Abdi İpekçi suikastı, MSP'nin 6 Eylül 1980'de Konya'da düzenlediği Kudüs mitingi gibi olayların, ülkeyi kaosa sürükleyerek, askeri darbeye zemin hazırlamak isteyen güçler tarafından çıkarıldığının anlaşıldığı savunuldu.

12 Eylül askeri darbesine ilişkin iddianamede, ''12 Eylül 1980 Askeri Darbesi Öncesi Meydana Gelen Önemli Terör Olayları'' başlığı altında, birçok olay irdelendi.

İddianamede, 1970'li yıllarda, toplumda güçlü ideolojik akımların Yaygın olarak boy gösterdiği ifade edilerek, toplumda yasal olarak örgütlenen sivil toplum kuruluşlarının, ekonomik ve sosyal amaçlardan çok, siyasi ve ideolojik amaçlarını ön plana çıkardıkları, özellikle bireylere eşit hizmet sunması gereken devlet memurları arasındaki siyasal ve ideolojik örgütlenmelerin, toplumun kamplara bölünmesine yol açtığı belirtildi.

Bu anlamda, öğretmenler ve polisler arasındaki örgütlenmelerin toplumda büyük huzursuzluk oluşturduğuna dikkat çekilen iddianamede, şunlar kaydedildi:

''Sağcı polisler POL-BİR, solcu polisler POL-DER adı altında, sağcı öğretmenler ÜLKÜ-BİR, solcu öğretmenler TÖB-DER çatısı altında örgütlenmişti. Diğer meslek gruplarında da benzeri karşıt görüşlü örgütlenmeler oluşturulmuştu. Toplumdaki bu ideolojik bölünmelere ek olarak, ülkede yaşanan kronikleşmiş ekonomik krizin etkisiyle yoksulluk had safhaya ulaşmış, ülke borçlarını ödeyemediğinden iflasın eşiğine gelmişti. Ülkede kaos ve kargaşa oluşturarak, darbeye zemin oluşturmak isteyen güçler, bu ekonomik ve sosyal istikrarsızlığı kaçırılmaz bir fırsat olarak değerlendirerek tertipledikleri terör olaylarıyla ülkeyi adım adım askeri darbeye sürüklemişlerdir.

12 Eylül askeri darbesi öncesi ülkede yaşanan terör olaylarında, halkı kışkırtmak ve karşı karşıya getirmek için çoğunlukla aynı argümanların kullanılması, olaylarda herkes tarafından görülen asıl faillerin olaylardan sonra bir türlü yakalanamaması, yakalanarak yargılananların ise birbirlerine karşı kışkırtılarak çatışmaya sürüklenen kişiler olması, olaylara ya hiç müdahale etmeyen ya da geç müdahale eden güçlerin tutum ve davranışları, bazı olaylarda bizzat güvenlik güçlerinin kullanılması hususları gözetildiğinde, olayların, ülke yönetiminin askeri otoritenin eline geçmesini isteyen güçler tarafından çıkarıldığı, şüphelilerin denetiminde bulunan askeri yönetiminse, ülkenin kaosa sürüklenerek darbe şartlarının oluşmasını bekledikleri sonucuna varılmaktadır.''

Türkiye'nin 12 Eylül'e götürüldüğü süreçte yaşanan, toplumu en çok etkileyen ve askeri darbede gerekçe olarak kullanılan terör olayları irdelenen iddianamede, bu olaylar ele alınırken, Ali Kuzu'nun ''12 Eylül İhtilali ve Onların Çocukları'', Mehmet Ali Birand, Hikmet Bila ve Rıdvan Akar'ın ''12 Eylül Türkiye'nin Miladı'', Muslih İpekliler'in ''Anılarda 12 Eylül'', Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın ''İşkence Dosyası, Gözaltında ya da Cezaevinde Ölenler'', Murat Belge'nin ''12 Yıl Sonra 12 Eylül'', Yaşar Okuyan'ın ''12 Eylül'den Anılar, Mektuplar ve Belgeler, O Yıllar'', Ahmet Ulu'nun ''Mamak'ta 30 Gün'' adlı kitaplarından alıntılar yapıldı.

OLAYLAR

12 Eylül öncesinde, 34 kişinin ölümüyle sonuçlanan 1 Mayıs 1977 olayına yer verilen iddianamede, olayın oluş şekli, görgü tanıklarının anlatımları, ateş edenlerin birçok kişi tarafından görülmesine rağmen gerçek suçluların hiçbirisinin yakalanamaması gözetildiğinde, olayın toplumu kaosa ve iç çatışmaya sürüklemek, nihai hedef olarak ise askeri darbeye zemin hazırlamak amacıyla devlet içinde yönetimi ele geçirmek isteyenlerin yönlendirmesi ve kurgulamasıyla çıkarılmış bir provokasyon olduğu kaydedildi.

10/10 (15 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12