12 Eylül Davası

12 Eylül askeri darbesine ilişkin dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Şahinkaya'nın yargılandığı davada, sanık avukatlarına savunmalarını hazırlamaları için süre veren mahkeme, duruşmayı 12 Mart, saat 14.00'a erteledi 12 Eylül'de öldürülen Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır: "Bir babanın, oğlunun tabutunun altına girme, mezarına gidip bir karanfil koyma hakkı elinden alındı.

12 Eylül Davası

12 Eylül askeri darbesine ilişkin dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Ali Tahsin Şahinkaya'nın yargılandığı davada, sanık avukatlarına savunmalarını hazırlamaları için süre veren mahkeme, duruşmayı 12 Mart, saat 14.00'a erteledi.

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, ilk olarak müştekilere söz verildi.

12 Eylül döneminde işkence sonucu ölen Mustafa Hayrullahoğlu'nun eşi Aynur Hayrullahoğlu, inanılmaz işkenceler gören eşinin ölümünün 3 ay boyunca kendilerinden saklandığını kaydetti. 

Eşini kaybettikten sonra yurt dışına kaçarak mülteci durumuna düştüğünü anlatan Hayrullahoğlu, "Eşimin cenazesine bile dokunamadım, yıllarca bu acı ile yaşadım. 'Alışırsın' dediler ama alışamadık. Zamanım, eşimin travmalarını tamir etmekle geçti. Umarım bu mahkeme bizim içimizi birazcıkta olsa rahatlatacak bir karar alır. Ölüm döşeklerinde bile olsalar, yargılanmış bir suçlu olarak gitmelerini istiyorum" dedi.

TÖB-DER Yöneticisi  Abdullah Gürbudak'ın kızı Sinem Gürbudak da babasının Mamak Cezaevi'nde gördüğü işkence sonucu hayatını kaybettiğini ifade etti.

Babasının ölümünden sonra ailelerinin dağılma sürecine girdiğini belirten Gürbudak, "Bu aşamaya gelinceye kadar badireler ve bedeller ödedik. Annem akıl sağlığını yitirdi. Kardeşler bir arada olamadık. Babam öğretmendi, güzel bahçede çiçeklerini dermek istiyordu. 41 yaşında bir çocuk gibi hitap ediyorum. Bu insanlık adına atılmış önemli bir karar olacak" ifadesini kullandı.

Erdoğan Yazgan'ın kardeşi Sabire Yazgan Serin de sanıkların sadece Anayasa'yı ihlal suçundan ceza almaları durumunda adaletin yerini bulmayacağını savundu.

12 Eylül yönetiminin insanlığa karşı suçlardan da cezalandırılması gerektiğini ifade eden Serin, "Ağabeyimin ölümüne neden olan bu iki sanık bugün karşımda sus pus oturuyorlar. Zamanında astığı astık kestiği kestik olan bu iki sanığın yüzüne, binlerce çocuğun katili olduğunu söylüyoruz" dedi. 

 Baki Batmaz da ağır işkencelere maruz kaldığını, öğretmenlik mesleğinin elinden alındığını, günlerce hastanelerde yattığını anlatarak, mağduriyetinin giderilmesini istedi.

Elif Torun Öneren ise 1980 yılında işkenceden kardeşini kaybettiğini belirterek, "Bize dün gece geç vakitte bu mahkemeden yetkilerin alındığı bildirildi. Şu anda biz niye buradayız, onu da anlamıyorum. Yargının tarafsız olduğuna asla inanmıyorum, gördüklerimiz bunu gösterdi. Dökülen kanın hesabı sorulmalı. Yargı bunun hesabını soramıyorsa bir gün gelir halkın bu hesabı soracağından hiç kuşkum yok" diye konuştu.

-"İnşallah rütbelerini sökersiniz"

Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır da kendilerinden kardeşinin cenazesinin saklandığını, ölümünün haber verilmediğini ve kaçtığının söylendiğini ifade ederek sözlerine şöyle devam etti:

"Cemil Kırbayır neden katledildi? Cemil kırbayır sosyalist düşünceye sahipti. 26 yaşına kadar yöre halkı için insanlığın, kamunun lehine bazı faaliyetlerde bulundu. Bir babanın, oğlunun tabutunun altına girme, mezarına gidip bir karanfil koyma hakkı elinden alındı. 33 yıl boyunca oğlu için adalet arayan, geçen yıl bugün vefat eden Berfo ana da yıllar yılı görülmeyen adaleti, bitmek tükenmek bilmeyen belirsizliği aradı. Bana 'başın sağ olsun' diyebiliyor musunuz? Sanıkların insanlık suçu ile yargılanması en öncelikli talebimizdir."

Cemil Kırbayır'ın ablası Fatma Gülmez de kardeşinin ölümü konusunda kandırıldıklarını belirterek, yaşanan olay nedeniyle bütün ailenin dağıldığını ifade etti.

-"Cellatlara verilen para vatandaştan"

Ahmet Cihan da 1981 yılında işkenceyle öldürülen Süleyman Cihan'ın kardeşi olduğunu belirterek, "Bu dava, Türkiye'de adalet arayanlar açısından bir mihenk taşı olabilir. Davanın bu kadar uzaması adalet arayan bizler için bir handikap oluşturdu. Biz karar verilmesini beklerken, yeniden ertelenecek. Bir karar verilmesini istiyorum" dedi.

Yılmaz Yukarıgöz de kardeşi Ramazan Yukarıgöz'ün 12 Eylül döneminde idam edildiğini belirterek, cellatlara verilen 20 bin liralık paranın, vatandaştan alınan vergiler olduğunu savundu.

Darbenin insan haklarına aykırı olduğunu vurgulayan Yukarıgöz, sanıkların avukatlarının savunma yapmasını kabul etmediğini söyledi.

TÖB-DER Genel Başkan Yardımcısı İsmet Yalçınkaya da geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananlardan hesap sorulması gerektiğini ifade etti. 

Türkiye'de darbe dönemleri tarihe gömülmek isteniyorsa, sanıkların cezalandırılması gerektiğini ifade eden Yalçınkaya, kapalı olan TÖB-DER'in açılmasını sağlamak için Danıştay'da uğraştıklarını kaydetti.

-"Farklı düşünmek güzel bir şeymiş"

Sait Ödemir de 12 Eylül dönemindeki sıkıntıları anlatarak, tesadüfen yaşayan biri olduğunu belirtti. 

Sanıklara verilecek cezanın, çalınan gençliğini geri getirmeyeceğini ifade eden Özdemir, sanıkların ceza almaları durumunda, ölenlerin kemiklerinin sızlamayacağını söyledi.

Gördüğü işkencelerden dolayı yüzde 50 özürlü duruma düştüğünü belirten özdemir, cezaevinde yedikleri yemeklerden birçok arkadaşının kanser olduğunu ileri sürdü.

Remzi Çayır da 12 Eylül'de işkencelerden geçtiğini anlatarak, şunları kaydetti:

"Mamak'ın bana öğrettiği, hücrelerin öğrettiği şey; farklılık, farklı düşünmek güzel bir şeymiş. Bu dava Türk siyasi hayatında bir ilk. Bu davada, mağdurların, mazlumların ahının yerde kalmaması için Türk demokrasisinin sağlıklı yürüyebilmesi için bir karara varılmalı. Bu karar da adaletli olmalı."

-"Bu havadan demokrasi çıkmaz"

Müştekilerin beyanlarının ardından usul hakkında söz alan müşteki avukatı Aydın Erdoğan, Meclis'te kabul edilen düzenleme ile mahkemenin görevinin sona ereceğini, devleti koruma amaçlı oluşturulan mahkemelerin tarihe karışacağını söyledi. Erdoğan, 12 Eylül davasına ilişkin mevcut mahkemenin karar vermesini istedi.

Müşteki avukatı Arif Ali Cangı da şunları kaydetti:

"Yasa değişikliği kabul edildi ancak ortada uygulanacak bir yasa yok. Siz bu davayı bitirmeden, ikinci aşama olan darbecilerin soruşturması bir adım öne gitmeyecek. Sistematik işkence soruşturması devam etmeyecek. Türkiye'nin dört bir yanında başlatılmaya çalışılan soruşturmalar da bir adım ileri gidilmeyecektir. İşkence davalarında zamanaşımı kararı verilmektedir, hava tersine dönmüştür. 12 Eylül'ün yargılanamayacağı yönünde bir hava oluşmuştur. Bu hava hepimiz için çok tehlikelidir, bu havadan demokrasi çıkmaz, bu havayı dönüştürmek zorundayız."

Diğer müşteki avukatları da CMK 250 ve TMK'nın 10. maddesiyle görevli mahkemelerin kaldırılmasını öngören yasanın TBMM'den geçmesine rağmen onaylanmadığını belirterek, davaya ilişkin kararın ertelenmeyerek, cumhuriyet savcısının mütalaası doğrultusunda sanıkların tutuklanmasını ve rütbelerinin sökülmesini istediler.

-Mahkemenin kararı

Evren ve Şahinkaya'nın avukatı Bülent Hayri Acar da bugün savunma yapmak için mahkemeye geldiklerini ancak CMK 250 ve TMK'nın 10. maddesiyle görevli mahkemelerin kaldırılmasını öngören kanunun gece saatlerinde TBMM'de kabul edildiğini kaydetti.

Acar, bu nedenle savunma yapmak istemediklerini, ilgili mahkemede daha sonra savunma yapacaklarını ifade etti.

Verilen aranın ardından Mahkeme Başkanı Süleyman İnce kararı açıkladı.

Bazı kişilerin yaptığı müdahillik ve soruşturmanın genişletilmesi taleplerini reddeden mahkeme, 6352 sayılı yasanın geçici 2. maddesince görevine devam eden ağır ceza mahkemelerinin kaldırılmasını içeren kanun teklifinin, TBMM'de kabul edilmesine rağmen Cumhurbaşkanlığı'nca veto edilme ihtimalinin bulunması dikkate alındığında, sanık avukatlarına savunmalarını hazırlamaları için tekrar süre verilmesine hükmetti.

Sanıkların sesli ve görüntülü sistemle ifade vermek istemeleri durumunda,  bunun 5 gün içerisinde mahkemeye bildirilmesine karar veren mahkeme, duruşmayı 12 Mart, saat 14.00'a erteledi. - Ankara





Reklam